WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/22796 E.  ,  2023/6037 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/193 E., 2015/278 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık ... yönünden; sanığın yokluğunda verilen kararın, aynı zamanda bilinen en son adresi olan Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı olan adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğe çıkarılması, gerekçeli kararın bu şekilde tebliğ edilememesi durumunda ise aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre tebliğ yoluna gidilmesi gerekirken doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, sanığın öğrenme üzerine hükmü temyiz ettiği, bu itibarla temyizin kanunî süre içinde yapıldığı belirlenmekle, sanık ...'ın temyiz talebi üzerine Mahkemece verilen temyiz talebinin reddine dair 13.12.2016 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/278 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 6 ay hapis ve 32.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezaları yönünden hak yoksunluklarına ve adlî para cezaları yönünden 24 eşit taksitte ödeme yapılmasına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; haklarında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan Hakkı ile toptan tekstil satıcısı olan katılan ...'ın daha önceden tanıştıkları, 2014 yılı Ocak ayında Hakkı'nın, sanık ...'ın tekstil malzemesi almak istediğini söyleyerek Aydın ile tanıştırdığı, bir süre sonra sanık ...'ın katılanı telefonla arayarak satın aldığı ürünlerin karşılığında çek vermeyi teklif ettiği, Aydın'ın kabul etmesi üzerine her iki sanığın katılanın iş yerine geldikleri, yaklaşık 11.000,00 TL tutarında tekstil malzemesi aldıkları, bunun karşılığında diğer katılan ...'in şirketine ait 16.000,00 TL lik çeki verdikleri, çekin doğrudan katılan ... adına düzenlendiği, bir ciro işleminin bulunmadığı, çek miktarı sanıkların aldıkları malzemeden fazla olduğu için daha sonra tekrar gelip kalan kısım için de alım yapacaklarını söyledikleri, yaklaşık 2-3 hafta sonra sanıkların tekrar geldikleri ve çek bedelini tamamlayacak şekilde yeniden malzeme aldıkları, çekin üzerindeki vade tarihinden bir kaç gün sonra katılan ...'ın çeki bankaya ibraz ettiği ve bu şekilde çekin sahte olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişler, karşılıklı olarak eylemlerin diğer sanık tarafından gerçekleştirildiğini savunmuşlardır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Sanık ...'nın, Cumhuriyet savcısı tarafından tespit olunan 22.08.2014 tarihli ifadesi ile sanık ...'ın hakkında çıkarılan yakalama kararına istinaden kovuşturma aşamasında tespit olunan savunması, katılan ...'dan tekstil malzemelerinin alındığını doğrular niteliktedir.
5. Emniyet Genel Müdürlüğü Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan, 21.05.2014 tarihli Ekpertiz Raporu'nda; "... inceleme konusu çek orijinal olmayıp külliyen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu" görüşleri açıklanmıştır.
6. Sanıklar, çeki kendilerine başka bir şahıs tarafından verildiğine dair bir savunmada bulunmamışlardır.
7. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanık ...'nın, Cumhuriyet savcısı tarafından tespit olunan 22.08.2014 tarihli; "Hatırladığım kadarıyla Burhan ondan tekstil malzemeleri aldı ve bu malzemeler karşısında ona bir tane çek vermiş, ancak ne malı alırken ne çeki alırken Burhan ile gitmedim. Sonradan Burhan tekrar Aydın'dan mal almaya gitti. O zaman bende Burhan ile birlikte gittim. Hatta aralarında ilk alış verişte benden çekin maldan fazla olduğu için ikinci parti mallarının bedelininde o çeke sayılmasının konuşmaları geçti. Ben kesinlikle ilk alışverişlerinde ve Burhan'ın Aydın'a çek vermesinde yoktum. Neden benim Burhan ile geldiğimi söylediğini bilmiyorum." şeklindeki çelişkili ve ikrar içeren savunması, sanık ...'ın kovuşturma aşamasında tespit olunan savunmasıyla katılan ...'dan tekstil malzemelerinin alındığını doğrulaması, TEB bankasının suça konu çeke ilişkin sahtelik tespiti ile Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Ekspertiz Raporu karşısında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/193 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.