WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/22750 E.  ,  2024/5596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/354 Esas, 2019/228 Karar
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin yanıltıcı şekilde 15 gün olarak belirtilmiş olması gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/282 Esas ve 2014/651 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 03.07.2017 tarihli ve 2017/16390 Esas, 2017/16706 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2017 tarihli ve 2017/341 Esas, 2017/576 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ile 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 25.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/354 Esas, 2019/228 Karar
sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın aynı mahalleden olduklarından daha önceden tanıştıkları, hastanede sanık ile karşılaştığı, katılanın daha önceden açmış olduğu bir tazminat davasına ilişkin davayı kazanmasına rağmen alacağını davasını takip eden avukatından alamadığını sanığa anlattığında sanığın kendisine Avukat ...'ın yanında çalıştığını, bu konuda ona yardımcı olabileceklerini beyan ederek katılana güven sağladığı,
2. Sonraki görüşmelerinde avukatın davayı almaya hazır olduğunu, bunun için masraf gerektiğini söyleyerek katılandan 3.650,00 TL para aldığı ve adı geçen avukata vekaletname çıkarttırdığı,
3. Katılandan dava ve icra masrafları için parça parça para almaya devam ettiği, katılanın bu masrafları karşılayamaması üzerine çeşitli bankalardan krediler çektiği ve adına kayıtlı arsasını sattığı,
4. Sanığın katılandan toplamda 48.000,00 TL menfaat temin ettiği, katılan lehine açılmış bir dava ve icra takibi olmamasına karşın "2012/744 26. İcra. Dilekçeyle ... / Bank asya" not kağıdını katılana verdiği,
5. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.02.2014 tarih ve BLG-2014/2176 numaralı Uzmanlık Raporunda; "Tetkik konusu not kağıdındaki el yazıları ile ... isimli şahsın mevcut mukayese el yazıları arasında kaligrafik ve karakteristik özellikle yönünden uygunluklar olduğu müşahede edilmekle, bahse konu el yazılarının ... isimli şahsın eli mahsulü olduğu" kanaatiyle rapor tanzim edildiği,
6. Sanığın kendisini bir avukatın yanında çalışıyormuş izlenimi vererek güven telkin etmek sureti ile kısa zaman aralıkları ile birden fazla olmak üzere dava ve icra masrafı adı altında para alarak menfaat temin ettiği ve bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
7. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
3. Suç tarihinin, zincirleme olarak gerçekleşen son eylemin işlendiği tarih olan 14.12.2012 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 01.08.2012 şeklinde hatalı gösterilmesi,
4. Hükümde, Adli Emanet Memurluğunun 2013/1368 sırasında kayda alınan sanık tarafından katılana verilmiş not kağıdının dosyada delil olarak saklanmasına ilişkin karar verilmemesi,
Nedenleriyle sanık hakkındaki hüküm hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/354 Esas, 2019/228 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığında yer alan suç tarihi bölümünde yer alan "01.08.2012" yerine "14.12.2012" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının son kısmına "Adli Emanet Memurluğunun 2013/1368 sırasında kayda alınan sanık tarafından katılana verilmiş not kağıdının dosyada delil olarak saklanmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.