11. Ceza Dairesi 2021/22689 E. , 2023/6919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/21 E., 2019/449 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara yönelik temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre bir hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi on beş gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından tefhim edilen hükme karşı sanık müdafiinin 17.05.2019 tarihinde sunduğu temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2013 tarihli ve 2012/28 Esas, 2013/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli ve 2015/11492 Esas, 2016/11169 Karar sayılı kararı ile,, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu kabule göre ise sanık hakkında cezaya hükmolunurken uygulanan TCK'nın 157/1 maddesinde hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmesine rağmen sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmolunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın mahkumiyeti için yeterli delil olmadığı halde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesine, sanığın hileli davranışlarda bulunmadığına atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nın, “Armağan” ismini kullanarak katılan ...'un cep telefonuna, “onunla tanışmak istediği” yönünde ısrarla mesajlar gönderdiği, ısrarlı mesajlar sonrası katılanın tanışmayı kabul ettiği, sanığın katılana kendisini “...” ismiyle tanıttığı, katılan ile duygusal yakınlık kurduğu, ona evlenmek istediğini söylediği, bu hususta katılanı inandırdığı, 2012 Eylül ayı içinde katılandan borç para istediği, sanığa inanıp güvenen ve kendisi ile evleneceğini düşünen katılanın önce 18.000 TL, 16.11.2012 tarihinde ise 1.500 TL parayı sanığa verdiği, sanığın paraları aldıktan sonra adresinden taşındığı, cep telefonu numaralarını değiştirdiği, sanığa ulaşamayan katılanın şikâyetçi olduğu, sanığın hileli davranışlarla katılanı evlenme konusunda ikna edip ondan toplam 19.500 TL para almak suretiyle onu zarara uğrattığı, haksız yere menfaat temin ederek atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında katılan ile arkadaşlık kurduğunu ancak katılandan para almadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan zararının karşılanmadığını sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Tanık ... beyanında, kızı olan katılan ...'un sanık ... ile arkadaşlık kurduğunu, sanığın evlerine gelip kendisini farklı bir isimle tanıttığını, maddi durumunun iyi olduğunu birkaç yerde evleri ve iyi gelir getiren işi olduğunu söylediğini, düğünlerine katılıp akrabaları ile tanıştığını, bir süre sonra borçları olduğunu söyleyip kızından para istediğini, katılanın ziynet eşyalarını nakde çevirip sanığa verdiğini, bir süre sonra kira parasını bile verdiğini, ancak sanığın kızı ile evlenmeyip ortadan kaybolduğunu ifade etmiştir.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
6. Mahkemece, katılan ve tanığın iddiayı ve birbirlerini tamamlar mahiyetteki anlatımları, teşhis işlemleri, olayın oluş şekli dikkate alınarak; sanığın inkara yönelik savunmasna itibar edilmemiş, suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı işlenmesinden dolayı zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik temyize konu mâhkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/449 Karar sayılı kararında, sanığın katılanın cep telefonuna tanışmak istediği yönünde ısrarla mesajlar göndermesi üzerine tanıştıkları ve arkadaşlık etmeye başladıkları, sanığın kendisini ... ismiyle tanıttığı, katılanla evlenmek istediği hususunda katılanı ikna ettiği, 2012 Eylül ayı içinde katılandan borç para istediği; sanık ile evleneceğini düşünen katılanın ise önce 18.000, daha sonra da 1.500 TL parayı sanığa verdiği, bunun ardından sanığın yaşamış olduğu evi boşaltıp telefonunu kapatarak katılanın kendisine ulaşmasını engellediği, bu suretle zincirleme dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından anılan kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/449 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!