11. Ceza Dairesi 2021/22375 E. , 2024/5574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/460 E., 2019/286 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2012/868 Esas, 2014/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesi ile 2 yıl denetim süresi belirlenmesine hükmedilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.07.2017 tarihli ve 2017/16435 Esas, 2017/16831 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İstanbul 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesi ile 1 yıl denetim süresi belirlenmesine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; gerekçe gösterilmeden sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, somut olayda suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Müştekinin suç tarihinde İstanbul ili Sultanahmet Meydanında tanıştığı bir kişinin kendisini eğlence mekanına götüreceğini, orada birlikte eğleneceğini söylediğini, birlikte sanığın şef garson olarak çalıştığı gece kulübüne gittiklerini, birlikte viski içtiklerini, istemediği halde yanına ve masasına kişilerin getirtildiğini, daha sonra 3.400,00 TL hesap geldiğini, yanındaki tanımadığı kişi ile hesabı ikiye bölüp yarısını kendisinin vereceğini söylediğini, kendisine 1.600,00 TL hesap ödettirdiğini, diğer kişinin ise para ödeyip ödemediğini bilmediğini, bu şekilde sanık tarafından dolandırıldığını, bu şekilde gerçekleşen eylem nedeniyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, suç tarihinde işletmede şef garson olarak çalıştığını, hesabı kendisinin aldığını, hesabın 3.400,00 TL değil 1.600,00 TL olduğunu, müşteki tarafından ödeme yapıldığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Müşteki beyanında; sanıktan şikâyetçi olduğunu bildirmiştir.
4. Dosya bozma sonrası Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiş ve müştekinin yurt dışında olması ve kendisine ulaşılamaması nedeniyle uzlaşma sağlanamamıştır.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tarih ile uzlaştırma işlemlerinin başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/286 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!