WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/21992 E.  ,  2025/4803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/130 Esas, 2019/184 Karar sayılı kararının, hükümlü tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Hükümlü hakkında Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/192 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1-a, 52/2-4, 53 ve 58/6 maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyasının, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.11.2018 tarihli ve 94660652-105-33-15193-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.11.2018 tarihli ve 2018/95997 sayılı Tebliğname ile Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesine gönderildiği, Daire tarafından yapılan inceleme neticesinde 11.02.2019 tarihli ve 2018/8941 Esas, 2019/526 Karar sayılı ilâm ile; "Tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olan hükümlü hakkında TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı" gerekçesiyle hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi gereği kanun yararına bozulmasına ve aynı Kanun'un 309/4-d maddesinde yer verilen; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklindeki yetkiye dayanılarak "hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımların ÇIKARILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına," karar verildiği, dava dosyasının mahalline iadesi üzerine Mahkemece yeni bir esasa kaydedilerek yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

5271 sayılı CMK'nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı CMK’nın 309/4 maddesinde, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler, bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ve bozma kararının etkileri, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Düzenlemede; kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken, öncelikle "karar" ve "hüküm" ayrımı gözetilmiş ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.

Bozma nedenleri; 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, aynı Kanun'un 309/4-a maddesi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu hâlde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması hâlinde ise anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu hâlde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise anılan fıkranın (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi "tekriri muhakeme" yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi hâlinde ise cezanın kaldırılmasına ya da daha hafif bir cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu hâlde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesi, hükmün bozulması ile yetinmeyip bozma konusu yapılan kararın yerine verilmesi gereken karara, doğrudan ilgili daire tarafından hükmedilecektir.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.06.2006 tarihli ve 151-157 E.K., 13.02.2007 tarihli ve 349-35 E.K., 18.09.2007 tarihli ve 186-178 E.K., 13.05.2008 tarihli ve 84-111 E.K., 14.04.2009 tarihli ve 75-101 E.K., 27.12.2011 tarihli ve 205-291 E.K., 27.03.2012 tarihli ve 493-127 E.K., 05.06.2012 tarihli ve 6-215 E.K., 29.01.2013 tarihli ve 1324-27 E.K. ve 08.04.2018 tarihli ve 72-73 E.K. sayılı kararlarında, mahkûmiyet hükümleri yönünden verilen kararların, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek hukuka aykırılıkların bizzat Özel Dairelerce giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Mevcut açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/192 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünü inceleyen Yüksek Dairece, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hükümden çıkarılması sonucunu doğuracak ihbarname içeriği kabul edilerek kanun yararına bozma kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulamasının hükümden çıkarılmasına dair kararın doğrudan Yargıtay Ceza Dairesi tarafından verildiği, bu şekildeki uygulamanın yeniden yargılama yasağı doğurduğu ve bu aşamadan sonra Mahkemece verilecek yeni kararın hukuki dayanaktan yoksun olacağı anlaşıldığından, temyiz incelemesine konu bir karar bulunmadığı saptanmakla, dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.04.2025 tarihinde karar verildi.