11. Ceza Dairesi 2021/21923 E. , 2023/4578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii tarafından; sanığın atılı suçları işlemediği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'ın sanığa 3.500 TL miktarındaki taksit tutarını verdiği ve katılan ...'e götürmesini istediği, sanığın katılan ...'dan almış olduğu 3.500 TL'nin 1.500 TL'sini katılan ...'ya verip katılan ...'ın maddi olarak uygun olmadığını söyleyerek taksidin 2.000 TL'lik kısmını katılan ...'ya vermediği halde katılan ...'den almış gibi katılan ...'in kartvizitinin arkasına "#3.500 TL# Gölcük İcra Müd. nün 2012/553 E sayılı dosyasına istinaden üç bin beşyüz lira aldım 12/06/2012 al. Ayla GÖKMEN..." ibaresini yazarak katılan ...'a verdiği iddiasıyla sanık hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık inkara yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Özel Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, sahteciliğe konu belgede yapılan incelemeye ilişkin 30.05.2014 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamı ile sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmekte olup suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesinin gerektiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ile katılan arasında böyle bir ilişkinin bulunmadığı dikkate alınarak, eyleminin 6763 sayılı Kanun'un 31 ... maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki 5237 sayılı Kanun'un 155 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan ...'a karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 ... maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gölcük 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/312 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!