11. Ceza Dairesi 2021/21915 E. , 2023/5688 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/163 E., 2015/1095 K.
SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/1095 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca (10 kez) 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden suç kastının bulunmadığına; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suçun oluştuğu kabul edilse dahi 7 adet senet açısından hakkında ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nın, suç tarihi itibari ile katılan ...'ya ait "Kemal Gıda" isimli gıda toptancılığı yapan iş yerinde dağıtıcı olarak görev yaptığı, bu kapsamda iş yerinden teslim aldığı gıda maddelerini çeşitli market, büfe, bakkal ve kantinlere ihtiyaçları oranda dağıtım yaparak teslim edip verdiği mal karşılığında müşterilerden kısa vadeli senetler alıp, bu senetleri de şirkete teslim ettikten sonra 15-20 gün sonraki diğer gidişinde söz konusu bu bir önceki senetlerin tahsilatını yapmak şeklinde çalışmasını sürdürdüğü, ancak suç tarihinden önce iş yerinden teslim aldığı gıda maddelerini müşterilere satmayarak, müşterilere satmış gibi sahte bono düzenleyerek işyerine teslim ettiği, dağıtmak üzere iş yerinden teslim aldığı gıda malzemelerini de kendisinin tespit ettiği yerlere depoladığı, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, suçunu tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Katılan, zararının kısmen giderilmediğini, kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Katılan tarafından 55 kişi adına düzenlenmiş 71 adet senedin adli emanete alındığı, soruşturma sırasında 5 adedinin sahte olmadığının ve sahipleri tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı, geri kalan 66 adet senedin 53 müşteki/katılan adına sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiştir.
5.Suça konu senetlere ilişkin olarak, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenmiş 04.12.2014 tarihli Adli Tıp Belge İnceleme Uzmanları ve Adli Tıp Araştırma Görevlisinden oluşan bilirkişi kurulu raporuna göre; müştekiler adına düzenlenmiş 7 adet senet üzerindeki imzaların sanık ...'nın eli ürünü olduğu; 19 adet senet üzerindeki imzanın aynı el ürünü olabileceğinin belirtilmesi ve 43 adet senetteki imzaların ise, sanık veya başkasının eli ürünü olup olmadığının belirlenemeyeceğinin bildirildiğinin rapor edildiği tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, suça konu tüm senetlerin sanık tarafından aynı yöntemle, adına düzenlenen kişilerin bilgisi ve rızası dışında sahte olarak düzenlendiği, senetlerin Türk Ticaret Kanununda öngörülen zorunlu unsurları taşımaları itibariyle aldatma kabiliyetlerinin bulunduğu, buna göre borçluları müştekiler ...(8), ...(9), ...(10), ...(12), ...(13), ...(16), ...(20), ...(31), ...(33) ve ...(48) kişilere yönelik birden fazla, diğer 43 müştekilerin her biri adına ise birer senet düzenlediği, kambiyo senedi niteliğindeki resmi evrakta sahteçilik suçlarının sabit olduğu; sanığın, katılan ...'a işyerinde dağıtıcı olarak görev yaparken müşterilere teslim etmek ve karşılığında bedellerini veya satılan mal karşılığı senetleri ibraz etmekle yükümlü olmasına rağmen teslimle yükümlü olduğu malları satmayıp kendince belirlediği yerlere depo ederek iş ilişkisi nedeniyle hizmet nedeniyle görevini (güveni) kötüye kullandığından, katılan ...'a yönelik güveni kötüye kullanma suçunun sabit olduğu gerekçesiyle temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olayda, sanık tarafından aynı suç işleme kararının icrası kapsamında suça konu bonoların kullanılmasından ibaret eylemin, zincirleme biçimde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, 10 ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fırkasına "birlikte" ibaresinden sonra gelmek üzere "aynı mağdura karşı" ibaresinin eklendiği, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun katılan ... olduğu dikkate alındığında, her iki suçun mağdurlarının farklı olduğu belirlenmiştir.
2.Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Isparta 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/1095 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!