11. Ceza Dairesi 2021/21800 E. , 2023/5725 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/492 E., 2015/356 K.
SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 6 ay 20 gün hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulması ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde USS Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şirketi isimli Vodafone bayiinde saha elemanı olarak görev yapmakta olduğu, katılan ...'a ait nüfus cüzdan fotokopisini bir şekilde temin ettikten sonra mağdur ...'ın imzasını taklit ederek çiftçi referans belgesi düzenleyip /düzenlettirdikten sonra katılan ... adına 0507 535 90 04 numaralı faturalı hatta abonelik sözleşmesini düzenleyip sahte imza ile belirlenemeyen üçüncü bir kişiye imzalattırarak sözleşmeyi iş yerine verdiği ve aktivasyon işlemlerini yaptırdığı, sanığın bu hattı kendisi kullanmaya başladığı, görüşmelerden kaynaklanan faturaları da ödemediği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, söz konusu hattın iş yerinde çalışmaya başladığında açık hat olarak kendisine verildiğini bu sebeple kullanmaya başladığını beyan etmiştir.
3. Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.09.2013 tarihli ve BLG-2013-1853 sayılı ekspertiz raporu ile; "vodafone" antetli ... adına düzenlenmiş "0507...9004" GSM nolu 11.09.2012 tarihli bir adet abonelik sözleşmesi ve ekinde bir adet bireysel aboneler için numara taşıma talep formunun incelenmesinde belgeler üzerindeki yazı ve imzaların ... elinden çıkmadığı belirtilmiştir.
4. Tanıklar beyanlarında, söz konusu hattın sanık tarafından kullanıldığını belirtmişlerdir.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak, sanığın temyize konu özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Her ne kadar sanık, üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de sanığın suç tarihinde katılanın bilgisi dışında alınmış ve sanığın kullanımında olan ( 0507 535 (..) (..) numaralı hattın; dosya kapsamındaki beyanlara , sanığın suça konu GSM hattı kullandığına ilişkin ikrarı ve telefon görüşme içeriklerine göre başından itibaren sanığın kullanımında olduğunun sabit olması karşısında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
2. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez", dördüncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında kaldığı gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 nci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile "Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir." hükmü gereğince, sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/492 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!