WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/20421 E.  ,  2023/5781 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/226 E., 2015/274 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmama sebebinin tartışılmamasına ve hapis cezası ile mahkumiyetin sonucu olarak aynı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen tedbirlerden birine hükmedilmemesine,
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık tarafından katılan şirkete verilen başka çekler de olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine, tevsii tahkikat taleplerinin nazara alınmadığına, müvekkilinin zararının tamamı karşılanmadığı halde aynı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna, kanun ve hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulmasına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Urart Dizayn ... Ltd. Şti.nin 26.06.2009 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle yetkilisi olduğu, 11.05.2012 tarihinde şirketteki hisselerini devrettiği, şirket yetkilisinin Aziz Can olduğu, ancak sanığın suça konu olup aslı dosya içine alınan 12.08.2012 keşide tarihli ve 10.000,00 TL bedelli çeki yetkisi olmadığı halde Urart Dizayn adına imzalayarak katılan şirket ile aralarındaki ticari ilişkide kullandığı, bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın soruşturma aşamasındaki savunması çek üzerindeki keşide tarihi 11.05.2012'den sonra olsa da katılan şirketle vadeli çalıştığı için çeklerin tümünün bu tarihten önce vadeli olarak düzenlendiğine, dolayısıyla yetkili olduğu tarihte çekleri kestiğine, kovuşturma aşamasındaki savunması ise çekleri yetkisi bulunmadığı ve şirket ortağı olmadığı halde kendisinin imzaladığına, bunun suç olduğunu bilmediğine yöneliktir.
3. Mahkeme tarafından suça konu çek incelenerek aldatıcılık niteliği bulunduğu tespiti yapılmıştır.
4. Sanık tarafından kovuşturma aşamasında çek bedelinin Mahkemeye teslim edildiği ve katılan şirkete ödenmek üzere emanete alındığı anlaşılmıştır.
5. Yapılan yargılama neticesinde sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
6. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim uygulanmış, 3 ... fazla hapis cezasını gerektirir sabıkasının bulunmaması, müştekinin zararını karşılaması ve tüm dosya kapsamı ile ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda vicdani kanaat oluştuğundan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesi tartışılmadan inceleme konusu hükümler verilmiş, ancak hükmün gerekçesinde sanık hakkında koşullarının oluşmasına rağmen yukarıdaki aynı gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen "hapis cezasının ertelenmesi" müessesesinin uygulanması gerekirken bu husus sehven unutulmuştur denilmiştir.
7. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Hükmün gerekçesinde 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasının sehven unutulduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında hükmedilen hapis cezası yönünden 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2. Kabule göre de;
a. Adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
b. Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası da gözetilerek aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.