11. Ceza Dairesi 2021/20359 E. , 2023/5093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/308 E., 2015/163 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Cumhuriyet savcısı tarafından 22.06.2015 tarihli dilekçe ile süre tutum talebinde bulunulduğu, ancak daha sonra temyiz isteminde vazgeçildiğine ilişkin 02.09.2015 tarihli dilekçe sunulduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan ve sanığın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2013/308 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararı ile
1.Sanıklar ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2. Sanık ... hakkında
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 ... maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, (oy çokluğuyla)
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 ... maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanın temyiz isteği, ... ve ... hakkında da resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine, bu nedenle haklarında mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ve anılan beraat hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz isteği, hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç kastının bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...’ın, daha önce işlemiş olduğu suçun infazından kurtulmak amacıyla uzun süredir kardeşi ... ... kimlik bilgilerini ve ... ... adına düzenlemiş olduğu sahte nüfus cüzdanını kullandığı, yürütmüş olduğu ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti. şirketine ilişkin ticari faaliyetini de ... ... adıyla idare ettiği, şirketin resmi kayıtlarda kızı ve eşi olan sanıklar Hayrunnisa ... ve ... (...) ... adlarına kurulu olduğu, şirketin ortak ve yetkilisi olan Hayrunnisa ... ve ... (...) ... tarafından ... Tarım Ürünleri Ltd.Şti.ni temsil için ... ... adına noterden vekaletname çıkarılmasını sağladıktan sonra şirketin yetkili temsilcisi sıfatıyla şirket adına ... ... adıyla iş ve işlemler yürüttüğü, bu şekilde katılan ...'dan da şirket için almış olduğu on dört bin kilogram kayısı karşılığı olarak suça konu 06.06.2012 tarihli 38.989,00 TL bedelli ve 20.06.2012 tarihli 38.989,00 TL bedelli çekleri Münezzeh Tarım Ürünleri Ltd. Şti. adına düzenleyip imzalayarak verdiği, çeklerin katılan tarafından bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, daha sonra sanığın ... ... adına sahte nüfus cüzdanı kullanması nedeniyle yakalanıp yargılanması üzerine katılanın da durumdan haberdar olarak sanıklar hakkında şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıklar Hayrunnisa ... ve ... (...) ...'ın aşamalardaki savunmalarında özetle, sanığın adlarına şirket kurduğunu ancak şirketin sadece kağıt üzerinde adlarına olduğunu, şirketin fiilen sanık tarafından işletildiğini, şirket adına işlemde bulunmadıklarını beyan ettikleri, sanık ...'ın da aşamalardaki savunmalarında, şirketi eşi ve kızının üzerine açtığını ancak işlemleri kendisinin yürüttüğünü, eşi ve kızına kardeşi ... ... adına vekalet vermelerini isteyerek vekaletname verdirdiğini, ancak eşi ve kızının olayla veya şirketle hiç bir ilişkilerinin olmadığını, 1999 yılında işlemiş olduğu bir suç nedeniyle 12 yıldır ... ... kimliğiyle gezip iş yaptığını, 2009 yılında ticaret ile ilgilenmeye başladığını, 2012 yılında ihbar üzerine yakalanana kadar işlerinin devam ettiğini, bu süreçte 1,5 koçan çek kullandığını, banka kredisi çekip ödediğini, katılanın çekinin ödeneceği zaman cezaevinde olması nedeniyle ödeme yapamadığını, cezaevinden çıkıp ekonomik durumunu düzelttiğinde borcunu ödeyeceğini, borcu ve imzayı inkar etmediğini, dolandırıcılık ve sahtecilik kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3. Mahkemece suça konu çekler duruşmaya getirilerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, yasal unsurlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemece sanıklar Hayrunnisa ... ve ... (...) haklarında oy birliğiyle dosya kapsamında savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yeterli yüklenen suçu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmaması nedeniyle beraat hükümleri, sanık ... hakkında ise sanığın sahte kimlik ile şirket kurmak ve bu şirket vasıtasıyla mağdurlarla ticari ilişki içine girerek sahte çek düzenleyip çek bedellerini ödemediği, bu şekilde sahte belge düzenlemek suretiyle hileli davranışlarla mağdurları aldatıp, onların zararına kendine yarar sağlamış olduğu kabul edilerek oy birliğiyle resmi belgede sahtecilik ve oy çokluğuyla nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... (...) ve Hayrunnisa ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, iddia, aşamalardaki sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanıkların, savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yeterli yüklenen suçları işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen ... üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda; somut olayda, suça konu senet borçlusunun Münezzeh Tarım Ürünleri Ltd. Şti. Şirketi olduğu, şirket adına iş ve işlem yapma yetkisinin şirket ortağı ve yetkilisi tarafından vekaletname ile sanığın kardeşi ... ... adına verilmiş olduğu, ancak sanığın önceden işlemiş olduğu suçun infazından kurtulmak amacıyla uzun yıllardır kardeşinin kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması, savunmasında da imzayı ve borcu inkar etmediğini, katılana karşı dolandırıcılık ve sahtecilik kastıyla ... ... adını kullanmadığını, uzun yıllardır ... ... adıyla ticaret yaptığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, öncelikle sanığın kardeşi ... ...'ın duruşmada hazır edilmesi ile 5271 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi uyarınca çekinme ... bulunduğu da hatırlatılarak tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması, sanık tarafından yerine imza atılmasına rızasının bulunup bulunmadığının sorulması, suça konu çeklerin kardeşi tarafından imzalanmasına rızasının bulunduğunu savunması halinde, sanık tarafından daha önce bu şekilde keşide edilip ödenen çek olup olmadığının sanıktan sorulmak suretiyle ilgili bankalar ve icra daireleri nezdinde araştırılması; başka belgelerin de verildiğinin tespit edilmesi halinde, bunlarla ilgili olarak yapılan yargılamalar ya da icra takiplerinde imzaya itiraz edilip edilmediğinin, ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın yüklenen suçlara ilişkin kastının gerekçeli kararda tartışılması ile hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden kabule göre de; YCGK'nin 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı ... Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda verilen çekler yönünden ise TCK'nın 61 ... maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek; dosya kapsamından sanığın, Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/326 Esas sayılı dosyasında benzer eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığının ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilebilmesi bakımından, UYAP üzerinden ve sair surette varsa benzer davaları ile anılan dosyaların akıbeti araştırılarak ilgili dava dosyaları ile varsa diğer dosyalarının da getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine gör sanığın eylemlerinin, her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde ise YCGK'nin 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
a)Suç tarihinin, suça konu çeklerin dayanağı olan fatura tarihi ve katılan beyanlarına göre 26.11.2011 olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 12.06.2012 olarak yanlış yazılması,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Cumhuriyet savcısının, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 02.09.2015 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle, dosyanın bu yönüyle oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ... (...) ve Hayrunnisa ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2013/308 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2013/308 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!