WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/20305 E.  ,  2023/5691 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/166 E., 2015/97 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, adli tatil içinde ve 24.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5271 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre adli tatile rastlayan süreler işlemeyeceğinden ve temyiz süresinin son gününün adli tatile denk gelmesi nedeniyle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Sanık ...'ın 05.08.2015 tarihli temyiz dilekçesinin incelenmesinde, sadece sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği, katılan ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ile ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Ulus Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2008 tarihli ve 2008/34 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık ... hakkında katılanlar ... ile Ömer Hoca'ya yönelik eylemi nedeniyle basit dolandırıcılık suçundan Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/11 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açılmıştır.
2. Ulus Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2011 tarihli ve 2011/104 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle basit dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/55 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açılmıştır.
3. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55 Esas 2011/47 Karar sayılı kararı ile dosyanın Ulus Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/11 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli ve 2008/11 Esas, 2013/84 Karar sayılı ilamı ile, mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Bartın Ağır Ceza Mahkemesi olarak tespitine, karar kesinleştiğinde Bartın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Görevsizlik kararı üzerine, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2014 tarihli ve 2014/8 Esas 2014/14 Karar sayılı kararı ile, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Ulus Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine ve görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine, Yargıtay 5.Ceza Dairesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/10386 Esas, 2014/11924 Karar sayılı kararı ile, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/14 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
7. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2019 tarihli, 2015/334065 sayılı ve temyiz isteminin süreden reddedilmesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz isteği;herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın, mağdur ... üzerine kayıtlı ancak fiilen katılan ...'nın kullanımında olan traktörü satın aldığı, karşılığında suça konu Şekerbank Tarsus Şubesine ait 10.10.2006 keşide tarihli, 12.500 TL bedelli, keşideci imzası sahte olan çeki verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ..., aşamalarda alınan birden çok savunmasında, çelişkili beyanlarda bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan 28.10.2009 tarihli savunmasında, Ulus ilçesine traktör almak için hiç gitmediğini, çekin arkasında yazan şirketi kabul etmediğini ve suça konu çek ile ilgisi bulunmadığını beyan ettiği, ancak daha sonraki savunmalarında, katılan ... ile aralarındaki traktör alım-satımından kaynaklı ticari ilişkiyi kabul ettiği, bu alışveriş karşılığında suça konu çeki verdiğini, çekin müşteri çeki olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılan ... ile mağdur ... , aşamalarda alınan beyanlarında, 2006 yılında kayden ... adına kayıtlı traktörü satmak için katılan ...'nın gazeteye ilan verdiğini, daha önceden tanımadıkları ... isimli şahsın traktöre talip olduğunu, ödemeyi çek ile yapacağını söylemesi üzerine çekin fotokopisini istediklerini, bankadan çekin karşılığının olduğunun söylenmesi üzerine ...'ın Ulus ilçesine gelerek traktörü teslim aldığı, Karabük ilinde traktörün satış işlemlerini yaptırdıkları, daha sonra çekin karşılığını almak için bankaya başvurulduklarında çekin karşılığının olmadığının, şirketin hayali bir şirket olduğunun öğrendiklerini beyan etmişlerdir.
4. Suça konu çek ile ilgili olarak;
a.)Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 05.12.2008 tarihli rapora göre; suça konu çekteki keşidecisi imzasının ...'ün eli ürünü olmadığı,
b.)Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 07.10.2010 tarihli uzmanlık raporuna göre; çekin ön ve arka yüzündeki imzaların ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediğinin bildirildiği,
c.) Ankara ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.06.2013 tarihli raporuna göre; inceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'ün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, seyir, alışkanlıklar ve kalem baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla...'ün eli ürünü olmadığının, inceleme konusu çekteki keşideci imzası ve çekin arka yüzünde "Veli Çalışkan" adına atılı imza, atan şahsın tanı unsurlarını ... ve ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından, söz konusu imzaların ... ve ...'ın eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğini;inceleme konusu çekteki yazılar ile ...'un mukayese yazıları arasında tanı unsurları bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığının bildirildiğinin rapor edildiği tespit edilmiştir.
5. Katılan ... Altınöz'ün şikayeti üzerine sanık ... aleyhine karşılıksız çek keşide etme suçundan Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/11 Esas sayılı dosyasından kamu davası açıldığı, Mahkemenin 2009/57 Karar sayılı kararı ile sanık ....'ün suçu işlemediği sabit olduğundan beraatine kararı verildiği tespit edilmiştir.

6. Mahkemece, sanığın aşamalarda verdiği birden çok ifadesinde çelişki bulunduğu, bir ifadesinde alım satımı kabul ederken diğer bir ifadesinde kabul etmediği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığında talimatla alınan ifadesinde Ulus ilçesine hiç gitmediğini, çekin arkasında yazan şirketi kabul etmediğini belirttiği, ancak Mahkemedeki savunmasında ticari ilişkiyi kabul ettiği, çekin arkasında bulunan ciroyu kabul ettiği, yine sanığın çeki kimden aldığını açıklayamadığı gerekçesiyle bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında "25.06.2013" şeklinde fazladan yazılan suç tarihinin, mahallinde çıkartılması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.