WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/19660 E.  ,  2023/302 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/310 E., 2015/64 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ..., katılan vekili
TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/310 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 nci maddesi, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 52 nci maddesi ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6000'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin onanmasına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin ise; her bir sanığın sarfına sebebiyet verdiği yargılama giderinin ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken kanun metninde yazılı olmamasına rağmen 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesine aykırı olarak müteselsilen tahsiline karar verilmesi nedeniyle yasaya aykırı olan hükümlerin, düzeltilerek onanmasına,
Görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların haksız kazanç elde etmek amacıyla senette tahrifat yaptıklarına, senedin gerçek bir borç için değil teminat amacıyla düzenlendiğini bilmelerine rağmen fikir ve eylem birliği içinde senedi tahrif edip icraya koyduklarına bu şekilde dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluştuğuna ve senedin hukuki ilişkiye dayalı gerçek bir alacağın ispatı için tanzim edilmemesine rağmen sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz isteği, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
3. Sanık ...'ın müdafiinin temyiz isteği; resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme sonucu kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ile ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış; sanıklar savunmalarında, üzerilerine atılı suçu işlemediklerini savunmuşlar; mahkemece sanıkların üzerilerine atılı bulunan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, dosya kapsamına göre katılan ile sanık ... arasında bir alacak verecek durumunun söz konusu olduğu, sanık ...'ın bu amaçla alacağı olduğu iddiası ile sanık ... aracılığı ile katılandan temin ettikleri senet üzerinde tahrifat yaparak alacakları olduğunu iddia ettikleri meblağı almak amacı ile hareket ettikleri, bu itibar ile dolandırıcılık suçunu işleme kastlarının bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçundan beraatlerine hükmedilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ise; her ne kadar sanıklar savunmalarında üzerilerine atılı bulunan suçu kabul etmediklerini, suçsuz olduklarını savunmuş iseler de, sanıkların bu savunmalarının doğru olmadığı, tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda sanık ... ile ...'ın birbirlerini tanıdıkları, ...'ın ...'ın kiracısı olduğu, ...'ın evi için kapı ve pencere yaptırmak istediği, ...'ın da aracılık yaptığı , kapı pencere yapım işi ile uğraşan katılanın yanına birlikte gittikleri, bu konuda katılan ile anlaştıkları katılanın kapı pencere yapımı karşılığında 500,00 TL kapora aldığı ancak daha sonra yapması gereken kapı ve pencerelerin pervazlarını yapmadığı, bunun üzerine sanık ... 'in kapora olarak ödediği paraya karşılık olarak sanık ... ile birlikte katılanı sıkıştırdıkları ve katılandan 500,00 TL kaporaya karşılık suça konu olan 1.500,00 TL bedelli 30.03.2009 ödeme tarihli bonoyu aldıkları, katılanın bizzat kendisinin bonoyu imzalayarak verdiği, bu bononun aslının 1.500,00 TL tutarlı olduğu, sanıkların “1 rakamını 7 yapmak sureti ile” üzerinde tahrifat yaptıktan ve 7.500,00 TL lik bono haline getirdikleri, bu şekilde bono üzerinde sahtecilik yaptıkları, bu hususun alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, bu itibarla sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu birlikte hareket ederek gerçekleştirdikleri, gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un sanıkların mahkûmiyetlerine, bu eylemi bir hukukî dayalı alacaklarını ispat ve belgelendirmek amacı ile yaptıklarından verilen cezadan 211 inci maddesi uyarınca indirim yapılmasına, sanıkların iyi hali nedeni ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına, sanıkların geçmişleri suç işleme hususundaki iradeleri kişilik özellikleri daha önceden başka suçlardan da sabıkalı oluşları değerlendirilerek verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, yine aynı sebeplerden dolayı aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına, sanıkların geçmişleri ve kişilik özellikleri dikkate alındığında daha önceden suç işlemiş olmaları ve sabıkalı olmaları nedeniyle verilen mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı şekilde 2014 olarak gösterildiği, iddianamede suça konu senedin Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2010/4609 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunun belirtilmesi karşısında; suç tarihinin icra takip tarihi olan 09.03.2010 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, bu sürenin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanığın, katılanın borçlu sıfatıyla imzaladığı senet bedelinde tahrifat yaparak kamu kurumu olan icra dairesinde katılan aleyhine takip başlattığı bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmasında senet bedelinin 7.500,00 TL olduğunu beyan etmesi, alınan kriminal raporda 7 rakamının tahrifen sonradan oluşturulduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın senet bedelinde tahrifat yaparak senedi bu şekilde icra takibine konu ettiği, sanık ...'ın savunmasında da kapora olarak verdiği bedelin 1.500,00 TL olduğunu bildirmesi, tanık olarak dinlenen Erdem Kılıç'ın senet düzenlenirken hazır bulunduğu ve bedelinin 1.500,00 TL olarak düzenlendiğini söylemesi karşısında; katılanının aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları ve bu beyanları destekler nitelikteki tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu halde sanığın tahrif ettiği bonoyu kullanmak suretiyle kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle katılandan haksız menfaat elde ettiği, bu suretle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine yetersiz gerekçe ile beraatine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/310 Esas, 2015/64 Karar Sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ile Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Sularından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/310 Esas, 2015/64 Karar Sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık ... yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.