WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/1948 E.  ,  2024/1489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/360 E., 2016/112 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2012 tarihli ve 2012/18848 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2013 tarihli ve 2012/1040 Esas, 2013/217 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak şartları bulunduğundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar ise 09.04.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
3. Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli, 2013/253 Esas, 2013/733 Karar sayılı kararına göre sanığın 13.04.2013 tarihinde nitelikli hırsızlık ve başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği ve bu suçlardan mahkûm olduğu, mahkûmiyet hükümlerinin ise 16.01.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. İnceleme konusu dosyamıza hükmün açıklanması yönünde yapılan ihbar üzerine İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/360 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Tebliğnamede ise; aslı dosya arasında mevcut nüfus cüzdanındaki fotoğrafın yapıştırılmasının ve soğuk damga izinin yönetmeliğe uygun şekilde tatbik edilmediği, dolayısıyla belgede sahtecilik suçu yönünden aldatıcılık niteliğinin mevcut olmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş serdedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; suça konu nüfus cüzdanının sahte olduğunu itiraf ederek bizzat teslim ettiğine, hiç bir olayda da kullanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde polis memurlarına...'a ait olup kendi fotoğrafını yapıştırarak oluşturduğu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak sanığın suça konu kimliğin sahteliğini itiraf ettiği anlaşılmıştır.
2. Nüfus cüzdanı üzerine yapılan bilirkişi incelemesi ve mahkeme gözlemine göre; nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir .
3. Mahkemece, dosyaya yansıyan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar tebliğnamede hukuki süreç bölümünün (5) numaralı bendinde izah edilen sebeplerle bozma yönünde görüş serdedilmiş ise de; suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve mahkeme gözlemine göre, nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edildiğinden 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmeyerek Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.04.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 13.04.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.