WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/18780 E.  ,  2024/4744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/296 E., 2015/106 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle Güveni kötüye kullanma, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli 2014/296 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamada ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz talebi; sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, eylemin hukuki ihtilaf olmadığı, yine katılan ...'na yönelik hakaret suçunun sabit olduğu, her iki suç yönünden de verilen kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ...'ın ... Gıda San ve Tic AŞ de mali işler müdürü olarak görev yaptığı, katılan ...'nun ise söz konusu şirkette şoför olarak çalıştığı, sanığın söz konusu şirketen çikolata alımı yaptığı, çikolataları da katılan ...'nun şoförü olduğu araç ile Lüleburgaz'a getirdiği, katılanların beyanlarına göre sanığın ürünleri peşin olarak almayı kabul ettiği, sanık peşin olarak parayı ödediğinde mallarında indirileceği ancak sanığın malların bedelini peşin olarak ödemeden katılan ...'na rızası dışında malları indirttirdiği ve malların bedeli karşılığında senet verdiği bu suretle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği , yine sanığın katılan ...'a ''yapacağın işin a... k....'' demek suretiyle hakaret suçunu işlediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinde mahkemece sanık ile katılan arasındaki ilişki sebebiyle eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ancak bu suç yönündende taraflar arasında hukuki bir ihtilaf olması sebebyle suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Beraat kararı verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle Ceza Muhakemeleri Kanununun 232 nci maddesinin 6 fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtayca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B Hakaret suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 20.05.2014 tarihi olduğu, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Hizmet nedeniyle güveni Kötüye kullanma suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle,Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli 2014/296 Esas , 2015/106 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında ''beraatine '' ibaresinden önce gelmek üzere '' 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 223 üncü maddesinin 2 fıkrasının a bendi uyarınca'' ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Hakaret suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli 2014/296 Esas , 2015/106 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.