11. Ceza Dairesi 2021/17262 E. , 2024/6531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/325 E., 2015/16 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/325 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, son fıkrası, 62, 52,58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 300,00 TL hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tebliğnamede özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin son fıkrasının iddianamede gösterilmemiş olup, ek savunma hakkı tanınmaksızın sanık aleyhine uygulanmış olması ve aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin uygulanmış olmasına rağmen hüküm başlığında gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz talebi, eylemin hile değil basit yalan kapsamında kaldığı ve suçun vasıflandırılmasında hataya düşüldüğüne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın internet üzerinden satılık Samsung S3 marka cep telefonu ilanı verdiği, katılanın ilanda belirtilen telefonu arayıp sanığın PTT hesabına telefon ücreti olan 180 Tl gönderdiği ancak sanığın telefon yerine gazete parçaları gönderdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık alışverişi doğrulamış ancak hata sonucu ürün gönderilmediğini beyan etmiştir.
3. Dekont, beyanlar, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkeme tarafından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden,
Sanığın, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsup edilmesine karar verilmiş olmasına rağmen bu durumun hüküm başlığında gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu ve hükmün esasına etki etmeyeceği ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin son fıkrasının, sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli haller için yaptırımı düzenleyen bir fıkra olduğu gerçeği karşısında, bu fıkranın ilgili maddenin uygulanmasının doğal sonucu olacağı kabulü ile tebliğnamedeki bu yönlerden bozma talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık müdafinin temyiz talebi yönünden,
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiğinden, sanığın adli sicil kaydındaki Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/294 Esas, 1997/182 Karar tarihli ilamının, tekerrüre esas alınan Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/399 Esas, 2006/212 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içermesi nedeniyle bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş olup bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/325 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki tekerrüre esas alınan Mahkeme bilgilerinin "Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/294 Esas, 1997/182 Karar sayılı" ilamı olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!