WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/16670 E.  ,  2024/5098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/272 E., 2015/106 K.
SUÇLAR : Dini inanç ve duygularının istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/272 Esas ve 2015/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, müvekkilinin özürlü olduğu, sanığın müvekkili ile görüşmesi neticesinde menfaat temin edildiği, tanıklarının dinlenmediği, kriminal rapora göre yazıların sanık tarafından yazıldığının sabit olduğu, sanığın iştirak hükümleri gereğince cezalandırılması gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile suç tarihinden önce tanışan katılanın ruhsal hastalıkları olduğu, sanığın annesinin fal bakması sebebiyle katılanın iyileşebilmek için sanığın annesine muskalar yazdırdığı, katılanın bu süreçte sanığa ait banka hesabına para gönderdiği, sanığın başka durumlar için yine para istediği, katılanın para gönderdiği, katılanın bir müddet sonra parasını istemesi üzerine sanığın katılanı tehdit ettiği, böylece sanığın dolandırıcılık ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık savunmasında ;üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek katılanı tanımadığın, vefat eden annesinin fal baktığını, hesabına gelen paraları annesine verdiğini, annesinin bazen müşterilerine gönderilmek üzere mektuplar verdiğini, annesinin getir götür işlerini yaptığını belirmiştir.
3. Mahkemesince, sanık ile katılan arasında bir ilişki olmadığı, katılan ile sanığın annesinin görüştükleri, annesinin muska yaptığı, tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, sanığın annesinin eylemlerine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığından atılı suçlardan sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Dini İnanç Ve Duygularının İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde düzenlenen tehdit suçundan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 07.04.2008 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Dini İnanç Ve Duygularının İstismar Edilmesi Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/272 Esas ve 2015/106 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde (B) bölümünde açıklanan nedenle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/272 Esas ve 2015/106 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.