11. Ceza Dairesi 2021/16377 E. , 2024/2162 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/21 E., 2019/350 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli ve 2012/710 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli ve 2012/710 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 19.12.2016 tarihli ve 2015/11170 Esas, 2016/10839 Karar sayılı kararıyla;
"Sanığın, daha önceden tanıdığı katılanı arayarak bir arkadaşının teyzesinin elinde eski Alman Markı olduğunu ve kendilerine Türk Lirasına çevirmede yardımcı olduğu takdirde bu markları katılana ucuz verebileceklerini belirttiği, suç tarihinde katılan ile sanığın yanında...simli şahısla birlikte buluştukları, sanığın katılana 10, 20, 50 gibi birer tane Alman Markı verdiği, katılanın bu markı döviz bürosuna götürdüğü ve gerçek olduğunu öğrendiği ve bu paraları sanığa tekrar iade ettiği, katılanın bu şekilde güveninin kazanıldığı, daha sonra katılandan marklara karşılık iki kez farklı tarihlerde para alındığı ancak sanık tarafından markların katılana verilmediği, sanığın bu şekilde hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiği, katılan beyanı, telefon kayıtları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, mahkemenin suç vasfına ve sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253.maddesinin (b) bendine eklenen 6.alt bendi ile TCK'nın 157.maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
a)Sanığın tekerrüre esas alınan 1.500 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyetinin kesin hüküm niteliğinde olduğu, CMUK'un 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı ve adli sicil kaydında tekerrüre esas başka mahkûmiyet hükümlerinin bulunduğunun gözetilmemesi,
b)TCK'nın 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması zorunluluğu,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, uzlaştırma girişiminin usulüne uygun olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, daha önceden tanıdığı katılanı arayarak bir arkadaşının teyzesinin elinde eski Alman Markı olduğunu ve kendilerine Türk Lirasına çevirmede yardımcı olduğu takdirde bu markları katılana ucuz verebileceklerini belirttiği, suç tarihinde katılan ile sanığın, yanında bulunan meçhul şahıs...simli şahısla birlikte buluştukları, sanığın katılana 10, 20, 50 gibi birer tane Alman Markı verdiği, katılanın bu markı döviz bürosuna götürdüğü ve gerçek olduğunu öğrendiği ve bu paraları sanığa tekrar iade ettiği, katılanın bu şekilde güveninin kazanıldığı, daha sonra katılandan marklara karşılık 05.06.2012 tarihinde 5.000,00 TL ve 11.07.2012 tarihinde ise 10.000,00 TL para alındığı ancak sanık tarafından markların katılana verilmediği, sanığın bu şekilde hileli eylemlerle zincirleme şekilde haksız menfaat temin ettiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
3. Katılanın, sanığı kesin olarak teşhis ettiğine dair 12.07.2012 tarihli Teşhis Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Telefon kayıtlarından katılan ile sanığın ve meçhul şahıs Bayram'ın kullanımında olan telefon numaraları arasında 04.06.2012 ve 17.07.2012 tarihleri arasında birden fazla telefon görüşmesi yapıldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, dava dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaştırma girişiminin usulüne uygun şekilde yürütüldüğü ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına dair 12.06.2017 tarihli Uzlaştırma Raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyet bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yukarıda Olay ve Olgular başlığı altında yer verilen deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun şekilde yürütüldüğü anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2017/21 Esas, 2019/350 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!