WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15957 E.  ,  2024/6421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/539 E., 2019/33 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2012/768 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2012/768 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı(aleyhe), katılan vekili ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.10.2017 tarihli ve 2017/19428 Esas, 2017/20816 Karar sayılı kararıyla özetle, atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaşma kapsamına alındığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/539 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'nın Temyiz Sebepleri
Katılan ile aralarındaki anlaşmazlığı ticari nedenlere dayandığına, katılanın aracını ucuz satması nedeniyle pişmanlık duyarak kendilerini şikâyet ettiğine, hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
B. Sanık ...'in Temyiz Sebepleri
Üzerine atılı eylemin ispat edilemediğine, hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kendisine ait aracı satmak üzere internet üzerinden ilan verdiği, bu ilanı gören sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanla irtibat kurup aracını satın almak istediklerini söyledikleri, katılanla görüştükleri, aralarında pazarlık yaptıkları ve araç satışı konusunda anlaştıkları, aracın devri için notere gittikleri, noterde paranın repoda olduğunu bankadan işlem yaptıracaklarını, paranın hesabına yatacağını belirterek ve katılanı ikna ederek oyaladıkları ve bu şekilde devir sözleşmesinin gerçekleştirildiği, aracın devrinin sanık ... üzerine yapıldığı, ancak katılanın hesabına paranın aktarılmadığı, ertesi gün de aracın, hakkındaki kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verilen temyiz dışı sanık ...'a devredildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar suçu kabul etmemekle birlikte olayı doğrulamışlardır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Katılanın sanık ...'ı teşhisine dair 16.05.2012 tarihli Teşhis Tutanağı ve Antalya ... Noterliğine ait 15.05.2012 tarihli Araç Satış Sözleşmesi dava dosyasına eklenmiştir.
5. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.
6. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, düzeltme sebebi dışında, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında tekerrüre esas alındığı belirtilen Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2005/588 Esas ve 2007/506 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl erteli 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmünün, 25.03.2008 tarihinde kesinleştiği, infaz edilme tarihinin 25.03.2009 olduğu ve bu tarihten inceleme konusu suç tarihine kadar tekerrürde esas alınması gereken 3 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmış ise de güncel adli sicil kaydına göre sanığın, Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2002/62 Esas ve 2006/219 Karar sayılı ilâmı ile mükerrir olduğu belirlendiğinden sanık hakkında tekerrüre esas olmayan ilâmın tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/539 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2017/539 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan; "Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/588 Esas 2007/506 karar sayılı ilamı ile 10 ay hapis cezasına mahkum olup," ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine; "Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2002/62 Esas ve 2006/219 Karar sayılı ilâmı ile 4 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın 29.03.2012 tarihinde kesinleştiği" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnama'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından tekerrür hükümlerine ilişkin düzeltme yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.