WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15931 E.  ,  2024/8366 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/457 E. 2018/641
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin,18.06.2013 tarihli ve 2012/992 Esas 2013/445 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci maddesi delaletiyle 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis,20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.07.2017 tarihli ve 2015/11698 Esas, 2017/17351 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/457 Esas 2018/641 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis,16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ...'in aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'im temyiz isteği; uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığına ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz isteği; hakkında suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamasına rağmen beraat etmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkumiyetiyle sonuçlanan ceza davası neticesi avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kendisine ait 07 EV 973 plakalı aracını satmak amacıyla internet üzerinden verdiği ilan üzerine sanık ...'in katılanı telefonla arayarak aracın satışı hususunda görüştüğü, devamında katılanın sanık ...'in iş yerine gittiği, sanık ...'in, yanında bulunan sanık ...'ı müdürü olarak tanıttığı ve iş yerinin faal olarak görünmesini sağladığı, tarafların aracın 47.000,00 TL bedelle satımı konusunda anlaşmaya vardıkları, satış işleminin yapılması amacıyla notere gittikleri, katılanın güvensiz davranışları üzerine sanık ...'in üzerinde hatalı TC numarası bulunan 47.000,00 TL bedelli senet imzalayıp katılana verdiği; iş yeri adına çok sayıda araç alınıp satıldığı gerekçesiyle satışın sanık ... adına yapılmasını sağladığı ve paranın banka yoluyla hesabına aktarılacağını söyleyerek katılandan IBAN numarasını isteyerek muhasebeye talimat veriyormuş gibi görüşmeler yaptığı, ancak gerçekte parayı havale yapmadığı; sanık ...'ın yaptığı telefon görüşmeleri ile aracın satışının aynı gün, galericilik yapan temyiz dışı sanık ... aracılığıyla ... isimli kişiye yapılması hususunda anlaşmaya varıldığı ve bir başka noterde 43.000,00 TL karşılığında 1.500,00 TL'si temyiz dışı sanık ...'in komisyon bedeli olmak üzere aracın satışının yapılması şeklindeki olay sebebiyle sanıklar ... ve ...'ın katılanı hileli hareketlerle kandırarak güven telkin etmek suretiyle haksız çıkar sağladıkları tespiti ile atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuş, mahkeme tarafından oluşun iddiaya uygun olduğu kabül ve değerlendirilmesiyle bozma sonrası sanıklar hakkında temyize hükümler kurulmuştur.
2.Sanıklar aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.

IV. GEREKÇE
1.Sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/457 Esas 2018/641 Karar sayılı kararında sanıklar ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2.180,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.