WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15852 E.  ,  2024/774 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ASIL KARAR TARİHİ : 08.05.2018
EK KARAR TARİHİ : 08.01.2019
ASIL VE EK KARAR SAYISI : 2017/188 E., 2018/250 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
EK KARAR : Temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre; Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2012 tarihli ve 2012/215 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Çarşamba Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2013 tarihli ve 2012/210 Esas, 2013/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/10132 Esas, 2017/11410 Karar sayılı ilamıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Uzlaşmanın sağlanamaması üzerine Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/188 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2017/188 Esas, 2018/250 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesi ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
6. Tebliğnamede gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğuna işaret edilerek esasa girilmek suretiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş serdedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; haksız yere suçlandığına, 60.000,00 TL adli para cezasının fahiş olduğuna, iptal edilmesini ya da asgari hadde çekilmesini talep ettiğine, mağdur durumda olduğu için anılan kararın bozulmasını istediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Tebliğnamede sanığın savunmasında belirttiği adres yerine doğrudan MERNİS adresine 17.08.2018 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulüyle esasa girilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de; sanığın bozmadan önce yakalama ile alınan 05.04.2013 tarihli savunmasında ''Antik otel Havza/Samsun'' adresinde geçici olarak kaldığını ve daimi adresinin belli olmadığını beyan ettiği, bu geçici adresten başka bir adres beyan etmediği, dosya kapsamına göre anılan adrese bozma kararı öncesi gerekçeli kararın tebliğ edildiği ancak bu tebligatın 21.01.2015 tarihinde bila tebliğ iade olduğu tespit edildiğinden geçici adrese gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın yokluğunda verilen kararın MERNİS adresine 06.07.2018 ve 17.08.2018 tarihlerinde iki aşamalı olarak usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.01.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.