11. Ceza Dairesi 2021/15819 E. , 2024/6593 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/664 E., 2019/68 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2013 tarihli ve 2013/35112 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2015 tarihli ve 2013/276 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2015 tarihli ve 2013/276 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/23651 Esas, 2017/24859 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, 06.11.2018 tarihli Uzlaştırma Raporuna göre uzlaşmanın teklif aşamasında sonlandırıldığı belirtilerek taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından dosyanın yeniden Mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır.
5. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2017/664 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararı incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.03.2019 tarihli ve 15-2019/27454 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesi verilmesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Öğretmen olan sanığın olay tarihinde katılanın 10 yaşındaki otistik çocuğuna yaşam koçluğu (yüzme, at binme, bisiklet, top oynama gibi) yapmak üzere katılan ile aylık 2.500,00 TL ye anlaştığı, katılanın sanığa 2.500,00 TL parayı peşin olarak verdiği, sanığın sadece 4 saat yüzme dersi verdikten sonra bir daha gelmediği ve katılanın telefonlarına da cevap vermediği bu suretle sanığın hileli davranışlarda bulunup, katılanı aldatıp, kendisinin yararına katılanın zararına olarak yarar sağlayarak üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında katılan ile aralarında hukuki ihtilaf olduğunu, katılanın çocuğuna ders vermek için sözlü olarak anlaştıklarını, bir süre sonra başka okulda işi olduğu için yerine arkadaşlarını geçici olarak gönderdiğini, katılanın bundan memnun kalmadığını ve ders almaktan vazgeçtiğini, kendisinin de peşin aldığı paradan yaptığı masrafları kestiğini, dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğini savunmuştur.
3. Katılanın aşamalardaki beyanlarının tutarlı olduğu, anlaşılmıştır.
4. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 06.11.2018 tarihli rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
5. Sanık savunmaları, katılanın beyanları, ilgili kollukça tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
6. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarihinden ile "uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği" tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
2. Dolandırıcılık suçunun oluşması için kullanılan hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olması, mağduru yanılgıya düşürmesi, kandırıcı mahiyetteki bu davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız çıkar sağlanması gerekmekte olup, somut olayda; sanık ile katılan arasında katılanın otistik çocuğuna yaşam koçluğu yapması konusunda sözlü olarak anlaşıldığı, bu hizmetin karşılığı olarak katılanın sanığa peşin para verdiği ancak sanığın 4 saat yüzme dersi verdikten sonra bir daha gelmediği, parayı da iade etmediği, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine ilişkin somut delil bulunmadığı, taraflar arasında ihtilafın, sözleşme edimlerinin ifa edilmemesinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık kapsamında kaldığı, sanığın atılı suçu işlemediğine dair savunmasının aksine cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2017/664 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!