11. Ceza Dairesi 2021/15646 E. , 2023/5703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/363 Esas, 2018/627 Karar
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2012/1059 Esas, 2014/808 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2012/1059 Esas, 2014/808 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.05.2017 tarihli ve 2017/17016 Esas, 2017/11872 Karar sayılı kararı ile "sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması karşısında eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.07.2017 tarihli ve 2017/556 Esas, 2017/577 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2017/396 Esas, 2017/318 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
5. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2017/363 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği üzerine atılı suçu işlemediğine ve suç tarihinde cezaevinde olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ...'ı 0539 ... .. 50 numaralı telefondan arayarak, kendisini başkomiser olarak tanıttığı, katılanı kimlik bilgilerinin terör örgütünün eline geçtiğinden bahisle kandırıp, soruşturma aşamasında hakkındaki evrak tefrik edilen Serkan ... adına 20.000,00 TL, hakkındaki beraat kararı kesinleşen Volkan Gül adına 2.700,00 TL para havale etmesini, ayrıca 0 543 ... .. 03 numaralı telefon hattına 600,00 TL kontör göndermesini sağlamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. 11.08.2011 tarihinde başka bir suç nedeniyle yakalanan sanığın yapılan üst aramasında 0539 ... .. 63 numaralı hattın takılı olduğu cep telefonu ele geçirilmiş ve bu telefonun rehberinde katılanı arayan 0539 ... ... 50 nolu telefon numarasının "DEL" olarak kayıtlı olduğu, katılanın 600,00 TL kontör gönderdiği 0543 ... .. 03 numaralı telefon numarasının ise "L" olarak kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
3. Dosya içerisinde 0539 ... .. 50 ve 0 543 ... .. 03 numaralı hatlara ait HTS kayıtları mevcut olup, bu kayıtların incelenmesi neticesinde suç tarihinde sanığın üst aramasında ele geçirilen 0539 ... .. 63 numaralı hat ile görüşmelerin olduğu tespit edilmiştir.
4. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ve 0539 ... .. 63 numaralı hattı ve bu hattın takılı olduğu cep telefonunu 10.08.2011 tarihinde seyyar bayiden 2.el olarak satın aldığını beyan etmiştir.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak tarafların edim konusunda anlaşamamaları nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
6. UYAP kayıtlarından sanığın suç tarihinde cezaevinde olmadığı tespit edilmiştir.
7. Mahkemece, sanığın benzer nitelikteki başka bir soruşturma kapsamında yakalanması, katılanın arandığı 0539 ... ... 50 nolu telefon numarasının sanıktan elde edilen cep telefonunda "DEL" olarak kayıtlı olması, katılanın 600,00 TL kontör gönderdiği 0543 ... .. 03 numaralı telefon numarasının sanıktan elde edilen cep telefonunda "L" olarak kayıtlı olması karşısında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilmiş ve temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan beyanı, uzlaştırma raporu, HTS kayıtları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Ancak;
Tekerrüre esas alınan Mardin 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2006 tarihli ve 2005/685 Esas, 2006/561 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 05.04.2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olan başka bir mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2017/363 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!