WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15629 E.  ,  2024/4347 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/3 E., 2018/476 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2012/403 Esas, 2014/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli ve 2012/403 Esas, 2014/205 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.12.2017 tarihli ve 2017/25531 Esas, 2017/27105 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/3 Esas, 2018/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, müvekkilinin, katılanı dolandırmak amacıyla hareket etmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın alacak verecek meselesi olduğunu, katılanın okuma yazma bildiğini, 13.04.2012 tarihli ibranamenin olayın hemen ardından düzenlendiğini, müvekkilinin dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğini, suçun unsurlarının oluşmadığını beyan ederek hükmü bozulması istemiyle temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın tesadüfen tanıştığı sanık ile ev alım satımı konusunda anlaştıklarını, 5000 TL ve 2000 TL olmak üzere toplam 7000 TL ödeme yaptığını, sanığın vaadini yerine getirememesi üzerine bankaya gittiğinde evin bankaya ait olduğunu ve banka tarafından satılacağını öğrendiğini, parasının iadesini istediğini ancak sanığın kendisini darp edip tehdit ve hakaretler savurduğunu beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; emlakçılık yapan sanığın serbest meslek sahibi olan kişi olarak mesleğinden dolayı kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak banka tarafından el konulan ipotekli bir evi kendi eşini evin maliki gibi göstermek suretiyle hileli davranışlarla katılanan satarak 7.000 TL komisyon ve masraf adı altında para aldığı, evin satışının katılanın kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle gerçekleşmemesine rağmen parasını iade etmeyerek, üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında; emlakçılık yaptığını, katılanın işyerine gelerek kendisinin Transporter minibüsünün olduğunu söyleyip bunu satmak istediğini beyan ettiğini, satışa aracı olduğunu, ... isimli bayana 15.000 TL karşılığında sattığını, daha sonra ... isimli şahısla ofisinde ev alımı konusunda anlaşma yaptıklarını, kesinlikle bu satışa aracılık etmediğini, daha sonra aralarında ne yaşandıklarını bilmediğini, ev satımı konusunda eşini Emine Çerçioğlu olarak göstermediğini, muhatabın Vakıfbank olduğunu, katılanın ödemelerini ...'a yaptığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Bozma üzerine sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
4.Mahkemece, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle uzlaştırmada duran süre de gözetilerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/3 Esas, 2018/476 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.