WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15609 E.  ,  2023/5818 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/768 E., 2018/1143 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 15.08.2011 ve öncesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2013 Tarihli ve 2012/364 Esas, 2013/290 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Mağdur ...'na yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2013 Tarihli ve 2012/364 Esas, 2013/290 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/7030 Esas, 2017/12860 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma sonrası Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli, 2017/768 Esas, 2018/1143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Mağdur ...'na yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; uzlaşmak istediğine, ancak karşı tarafın yüksek oranda haksız para talep ettiğine, kararın bozulması gerektiğine, ...'nun suç ortağı olmasına rağmen dosyada mağdur durumda olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın olay tarihinde tanık M.T.'den Antalya ilinde kiraladığı M.K. adına kayıtlı 07 (...) 44 plakalı aracı kendisine aitmiş gibi davranarak önce mağdur ...'na sattığı, mağdurun aracın devri konusunda konuşmak için araç sahibini aradığında aracın kiralık olduğunu öğrendiği, bunun üzerine aracı almaktan vazgeçerek aracı sanığa iade ettiği, sanığın bu kez aracı katılan ...'a 15.08.2011 tarihli oto satış sözleşmesi düzenleyerek satmış olduğu, aracın katılan ...'in kardeşi İ.K.'nin kullanımında iken ele geçirildiği, araç üzerinde yapılan incelemede aracın motor ve şase numarası üzerinde oynama yapıldığı ve okunamaz durumda olduğunun tespit edildiği, sanığın her bir şikâyetçiden 4.000,00 TL para aldığı, ayrıca katılan ...'den satış bedeli olarak araç aldığı, bu şekilde dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanığın her bir mağdura karşı işlemiş olduğu dolandırıcılık suçunun sübuta erdiği kabul edilerek mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan ... beyanında, sanık ...'dan 2011 yılı Ağustos ayında Hyundai marka araç satın aldığını, bunun karşılığında 1995 model Broadway marka aracı ile 10.000,00 TL para verdiğini, oto satış sözleşmesi düzenlediklerini, aracı kardeşi İ.K.'nin Çanakkale'ye götürdüğünü ve aracın burada yakalandığını, şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca katılan ... tarafından 22.08.2011 tarihli dilekçe ile Patnos Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıldığından bahisle aralarında sanık ... ve Yusuf ...'in de bulunduğu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Mağdur ... beyanında, 2011 yılı Ağustos ayında Yusuf ... isimli arkadaşının aracının olup olmadığını, bir arkadaşının acil paraya ihtiyacı olduğunu ve aracını satmak istediğini söylediğini, kendisinin de araca bakmak istediğini söylemesi üzerine Yusuf'un sanık ...'yı aradığını, sanığın araç ile birlikte geldiğini, toplam 19.000,00 TL karşılığında aracı alma konusunda anlaştıklarını, 500,00 TL kapora verdiğini, ertesi gün 3.500,00 TL daha vererek aracı teslim aldığını, aracın devrini alması halinde geri kalan meblağı ödeyeceği hususunda anlaştıklarını, ancak aracın devrini almak için ruhsat sahibini aradığında aracın satılık olmadığını öğrendiğini, bunun üzerine aracı sanığa tekrar iade ettiğini, ancak sanığın vermiş olduğu parayı ödemediğini, mağdur olduğunu, ruhsat sahibiyle konuşurken yanında Ağrılı olduğunu bildiği Ali isimli bir arkadaşının da bulunduğunu ifade etmiştir.
4. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, kiralamış olduğu araca ... tarafından borcuna karşılık olmak üzere el konulduğunu, bu yüzden aracı iade edemediğini, ...'a aracı kendisinin satmadığını, beyan etmiştir.
5. Tanık M.T. beyanında, PMS Rent A Car isimli iş yerinin olduğunu, M.K. adına kayıtlı aracı 29.07.2011 tarihinde sanığa kiraladığını, 01.08.2011'de sanığın kira süresini uzattığını, 05.08.2011 tarihinde aracı teslim etmesi gerektiğini, gününde teslim etmeyince sanığın kullanmış olduğu 0554 (...) (..) 30 numaralı telefonu aradığını, ancak sanığın kendisini oyaladığını, bir süre sonra ruhsat sahibi M.K.'nin kendisini arayarak Ağrılı olduğunu söyleyen Ali isimli bir şahsın aracı ...'dan satın aldığını, aracın devri için evrakları göndermesini isteğini söylediğini, kendisinin bu kişiyi aradığını ve Ali isimli şahsın aracı 15.000 Türk Lirası karşılığında satın aldıklarını, bu parayı ödemesi halinde aracı teslim edebileceğini söylediğini, sanık ile defalarca görüştüğünü ve sanığın aracın zorla kendisinden alındığına dair bir beyanda bulunmadığını, aksine aracı başkalarına satıp bozduracağını, aracın şu an Ankara Ostim sanayisinde olduğu şeklinde sözler söylediğini, sanık ...'yı aradığında telefonu sık sık ... isimli şahsın açtığını, bu şahsın kendilerini arayarak 7.000,00 TL karşılığında Ağrılı Ali ile olan sorunlarını çözebileceklerini ve aracı geri alabileceklerini söylediğini, Yusuf'un tekrar arayıp aracı kendisinin satın aldığını söyleyerek 7.000,00 TL para istediğini, şahısların birlikte hareket ettiğini, Ali isimli şahsın 0532 (...) (..) 07 numaralı hattı kullandığını beyan etmiştir.
6. 28.07.2011 tarihli araç kira sözleşmesi, 15.08.2011 tarihli oto satış sözleşmesi, 06.10.2011 tarihli olay yakalama muhafaza altına alma tutanağı, 07.10.2011 tarihli teslim tutanağı ile suça konu aracın motor ve şase numarası üzerinde oynama yapıldığına dair tutanağın dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
7. Bozma sonrasında, Mahkemece dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Mağdur ...'na Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın savunmasında suça konu aracı mağdur ...'a satmadığını, bu kişiye borcunun bulunması nedeniyle kiralık olduğunu söylemesine rağmen Yusuf tarafından araca zorla el konulduğunu, yine temyiz dilekçesinde Yusuf'un suç ortağı olduğunu dile getirmesi, tanık M.T.'nin beyanlarının sanığın savunmasını doğrular mahiyette olması ve mağdur ...'nun beyanında ruhsat sahibi olan M.K. ile görüşen Ağrılı Ali isimli şahsın kendisinin arkadaşı olduğunu beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, mağdur ...'un sanıktan aracı satın aldığına dair delillerinin nelerden ibaret olduğunun sorulup araştırılması ve beyanlarda adı geçen Yusuf ... isimli şahsın tanık olarak ifadesine başvurulmasından sonra toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibareleri yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli, 2017/768 Esas, 2018/1143 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Mağdur ...'na Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli, 2017/768 Esas, 2018/1143 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2023 tarihinde karar verildi.