11. Ceza Dairesi 2021/15568 E. , 2024/8554 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/371 E., 2017/264 K.
SUÇ : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2013 tarihli ve 2013/165 Esas 2013/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına , tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 06.06.2016 tarihli 2016/7437 Esas, 2016/7203 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2017 tarihli ve 2016/371 Esas, 2017/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına , tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ... ile internet üzerinden tanışan ve kendisini ... ismiyle tanıtan sanığın katılan ...’a Adalet Bakanlığı müsteşarını tanıdığından bahisle kendisini işe sokacağını vaat ederek 10.000 TL haksız menfaat temin ettiği iddia olunmuştur.
2. Sanık suçu kabul etmemiştir.
3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ;sanığın katılana Adalet Bakanlığı müfettiş yardımcısı olduğunu, Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nı tanıdığını, kendisini işe aldırabileceğini ifade ederek haksız menfaat temin ettiği, sanığın Adalet Bakanı Müsteşarı'nı tanıdığını söylemesi, bu makamın kişiye özel ve belirgin olması karşısında; eyleminin 5237 sayılı yasanın 158 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu kabul ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinin menfaatin temin edildiği 08.10.2013 tarihi olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilamın esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!