WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15405 E.  ,  2024/4732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/17 E., 2018/469 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2013 tarihli ve 2013/17921 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Bursa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2014 tarihli ve 2013/605 Esas, 2014/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2014 tarihli ve 2013/605 Esas, 2014/570 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/28861 Esas, 2017/27503 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/17 Esas, 2018/469 Karar sayılı incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.03.2019 tarihli ve 15-2019/17738 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılan ile sanık arasında oluşan arkadaşlık neticesinde katılanın rızası dahilinde sanığa borç para verilmiş olduğu, bu paranın önemli bir kısmının sanık tarafından geri ödendiği gibi katılanın zararından çok daha fazlasını istemesi nedeniyle tarafların uzlaşamadığına, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın internet ortamındaki bir arkadaşlık sitesinden katılan ile bağlantı kurup tanıştığı, kendisini katılana Akdeniz Üniversitesi'nde çalışan bir psikiyatri uzmanı doktor olarak tanıttığı adını da ... olarak beyan ettiği, sonrasında ise katılanın iş yerine gelerek kendisiyle yüz yüze görüştüğü niyetinin ciddi olduğundan bahisle katılan ile evlenmeyi düşündüğünü beyan ederek, katılanın da kabul etmesi üzerine bir süre duygusal anlamda arkadaşlıkta bulunduğu, yaklaşık 6 aylık süre içerisinde katılanda yarattığı güveni ve duygusal arkadaşlığın da oluşturduğu ortamı değerlendirerek farklı tarihlerde olmak üzere önce 6.000,00 TL para talep ettiği, bu miktarı gönderen katılana daha sonra kardeşinin hasta olduğunu beyan ederek doktora ödenecek para olarak 14.700,00 TL para aldığı, sonraki aşamada ise bu kez yapmış olduğu bir trafik kazası nedeniyle tazminat ödemesi gerektiğini söyleyip bu sefer de 23.000,00 TL para aldığı, kendisinin hesabı yerine başka isimler vererek katılana söz konusu paraları bu isimlerin sahibi olduğu hesap numaralarına göndermesini istediği, katılanın da söz konusu miktarları kendisine söylenen hesap numaralarına aktardığı, böylelikle kimliği ve sıfatı konusunda yanlış beyanda bulunarak katılan ile aralarındaki duygusal yakınlık ve güven duygusunu kötüye kullanmak ve lehine menfaat temin etmek sureti ile üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 07.02.2018 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.
3. Katılanın beyanları, sanık savunması, tanık ifadeleri, banka dekontları, ilgili kollukça tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince “şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu” tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Gerekçeli karar başlığında 2013 şeklinde eksik gösterilen suç tarihinin, sanığın farklı bahanelerle ve farklı tarihlerde katılandan para aldığının anlaşılması karşısında, sanığın en son menfaat temin ettiği 28.03.2013 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/17 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.