WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/15355 E.  ,  2024/1810 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/277 E., 2018/199 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2013 tarihli ve 2012/987 Esas, 2013/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 14.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2013 tarihli ve 2012/987 Esas, 2013/368 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/12738 Esas, 2017/11724 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılanın yanına giderek kendisini katılana...ismiyle tanıtıp ...Havalimanında Gümrük Muhafaza Amiri olarak çalıştığını, kendisine iş bulabileceğini ve buna karşılık 175 TL para vermesi gerektiğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ederek sanığa 175 TL parayı verdiğinin iddia edilmesi karşısında; eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158/1 inci maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, atılı suçu işlemediğini, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde sanık ...'ün katılanın... Caddesi üzerinde simit sattığı seyyar tezgahta giderek kendisini...ismiyle tanıtıp ...Havalimanında Gümrük Muhafaza Amiri olarak çalıştığını, kendisine iş bulabileceğini ve buna karşılık 175 TL para vermesi gerektiğini söylediği, katılanın da bu teklifi kabul ederek sanığın kendisine iş bulması amacıyla 175 TL parayı verdiği ve sanığın bu şekilde hileli hareketler ile katılanı kandırdığı, katılandan söz konusu parayı alarak menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunmuştur.

2.Sanık, aşamalardaki savunmasında; katılanın simit tezgahından simit alması dolayısıyla tanıştıklarını, katılanın kendisinden iş bulup bulamayacağını sorması üzerine üzerinde bulunan kendisinin düzenlediğini beyan ettiği ...Havaalanına ait belgeyi (formu) katılana verdiğini, katılandan toplam 175 TL para aldığını, katılanın bu parayı kendisine masrafları karşılaması amacıyla verdiğini beyan etmiştir. Ancak dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın oluşa uygun düşmeyen, tevilli ikrar içerikli savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanlardan ibaret olduğu değerlendirilmiştir.
3.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Katılan, 19.12.2017 tarihinde talimat yoluyla alınan ifadesinde de sanığın zararı gidermediğini beyan etmiştir.
4.Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 03.05.2018 tarihli rapor düzenlendiği, görülmüştür.
5. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda sanığın tevil yollu ikrarı, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülmüş olup, suç tarihi olan 14.09.2012 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinin yürürlükte olmadığı, Anayasanın 38. maddesinde ve 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde belirtildiği üzere; işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kimsenin cezalandırılamayacağı ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesi ile fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan ve eyleme uyan 5237 sayılı Kanun'un 157/1 inci maddesinin karşılaştırılması neticesinde, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinin lehe olmadığı ve bu nedenle aleyhe kanunun geçmişe yürümesi ihtimalinin de bulunmadığı belirtilerek, sanığın üzerine atılı suçun basit dolandırıcılık kapsamında kalması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 157/1 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin veriler dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.