11. Ceza Dairesi 2021/15324 E. , 2024/4880 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/110 E., 2018/572 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/110 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi; kararın yüzüne okunmaması ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz istemi; yasal unsurların oluşmaması ve kesin ve yeterli delil bulunmaması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanı telefonla arayan şahsın kendisini polis olarak tanıtarak verilen hesap numarasına 1000,00 TL yatırılmasını istediği, katılanın sanığa ait kredi kartı hesabına 1000,00 TL yatırdığı belirtilerek sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında, sanık suçlamayı kabul etmemiş, ... isimli şahsın kendisinden kredi kartını istediğini, kartını ona verdiğini beyan etmiş, tanık olarak beyanına başvurulan ... sanığın beyanını kabul etmediğini olayla ilgisi olmadığını beyan etmiş, dosya uzlaşma bürosuna gönderilmiş, uzlaşma sağlanamadığına dair rapor düzenlendiği görülmüş, mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Bozma öncesi verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 21.10.2014 tarihli ilk hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesindeki tekerrür hükümleri uygulanmadığı halde, bozmadan sonra kurulan hükümde, kazanılmış hak gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi ve son fıkrasına aykırılık yapılmıştır.
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür hükümlerinin çıkarılması gerekliliği dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/110 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!