11. Ceza Dairesi 2021/15287 E. , 2024/3803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/81 E., 2016/380 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, iftira
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 35, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. İftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, aldığı cezanın temyizen incelenmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ün, suç tarihinde Aksaray ilinde bulunan Efor AVM isimli alışveriş merkezindeki English Home isimli mağazadan 10,00 TL değerinde havluyu alıp ücretini ödedikten sonra 3,90 TL değerinde 1 adet selpak daha alarak mağaza müdürü olan mağdura 200,00 TL para verdiği, daha sonra 5,00 TL uzatarak 2 adet 100,00 TL verin dediği, ancak 1 adet 100,00 TL'yi aldığı, daha sonra tekrar 2,00 TL bozuk para verdiği, mağdura "Ben size parayı bozuk olarak verdim, siz bana verdiğiniz 200,00 TL'yi geri verin" dediği, bunun üzerine mağdurun 200,00 TL'yi sanığa verdiği, mağdurun sanığın kafasını karıştırdığını ve fazla para verdiğini fark etmesi üzerine sanığa verdiği paraların tamamını alarak sanığa parasının üstü olan 186,00 TL'yi verdiği, daha sonra sanığın mağazadan ayrıldığı, sanığın bu eylemi nedeniyle mağdurun AVM'nin saha ve operasyon müdürünü araması ve eşgal bilgilerini vermesi üzerine sanığın AVM güvenlik görevlileri tarafından yakalanarak polise bildirildiği, sanığın yakalandığında güvenlik görevlilerine, polise, Cumhuriyet Başsavcılığına ve Sulh Ceza Hakimliğine kimliğinin ... olduğunu beyan ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında ... ismiyle kendisinin ve ailesinin kimlik bilgileri konusunda çelişkili ve tutarsız beyanlarda bulunması nedeniyle gerçek kimliğinin tespitine yönelik yapılan araştırmalar neticesinde sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği, sanığın 05.10.2015-11.12.2015 tarihleri arasında ... ismiyle tutuklu kaldığı, bu suretle sanık hakkında dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2.Sanık suçlamayı kabul etmiştir.
3.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında iftira ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat olunan basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
B.İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi, aynı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için ise; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; olay tarihinde sanığın işlediği dolandırıcılık suçundan dolayı yakalandığında hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini ... ismiyle tanıtarak bu kişiye ait kimlik bilgilerini verdiği ve bu isimle ifade verdiği, bu isimle tutuklandığı anlaşıldığından, bu şekilde gerçekleşen eyleminin seri muhakeme usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan ''başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek "iftira" suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!