11. Ceza Dairesi 2021/14898 E. , 2023/6309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/250 E., 2015/335 K.
SUÇLAR : Tefecilik, resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet,beraat,düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, onama, bozma
Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği Muhakemat Genel Müdürlüğü vekilinin hükümdeki beraat kararlarını temyiz ettiğini belirttiği, hükümde yalnızca sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği, bu suç için Maliye Bakanlığı'nın suçtan zarar görmediği ve kamu davasına katılma ... bulunmadığı bu nedenle hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 ... Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 ... Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 ... Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 ... Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 ... Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 ... Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas ve 2015/335 Karar ... kararı ile;
1. Sanık ... hakkında; bedelsiz senedi kullanma suçundan 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme,
2. Sanık ... hakkında; bedelsiz senedi kullanma suçundan 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme,
3. Sanık ... hakkında;
a) Bedelsiz senedi kullanma suçundan ...'e yönelik 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme,
b) Bedelsiz senedi kullanma suçundan ...'e yönelik 5237 ... ... Ceza Kanunu'nun (5237 ... Kanun) 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62,52,51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine,
c) Tefecilik suçundan 5237 ... Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4. Sanık ... hakkında;
a) Bedelsiz senedi kullanma suçundan ...'e yönelik 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Maliye Bakanlığı vekilinin temyizi; hükümdeki beraat kararlarını temyiz ettiğine,
2. Katılan ...'ün temyizi; sanık ...'nın ceza alması gerektiğine,
3. Katılan ...'ün temyizi; sanıklardan şikayetçi olduğuna, kararı temyiz ettiğine,
4. Sanık ... müdafinin temyizi; kararı temyiz ettiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ve ...'in, birlikte katılan ...'ün ölen kayınvalidesi olan ... ...'e, 2009 yılında aylık % 10 faiz ile 25.000 TL ödünç para vererek tefecilik yaptıkları, katılan ...'ün, kayınvalidesi ...'nin ölümünden sonra borcunu üstlenmesi ve bu borca karşılık açık senet vermesi sonrası bu borcu ödemesi ve hatta sanık ...'dan temlikname almasına rağmen, sanıkların senedi katılana iade etmeyerek diğer sanık ...'a verdiği, onun da bu senedi sanık ...'ya teslim ettiği, sanık ...'nin de senedin ön yüzüne “... DİLAVER” şeklinde bir isim yazarak ve arka kısmının üst tarafını boş bıraktırarak tanık ...'e cirolattığı, sonrasında senedin arka kısmında boş bırakılan üst kısmına “... DİLAVER” cirosunu ekleyerek, ...'nin cirosundan sonra da kendi ismi ile cirolayıp katılan ... hakkında icra takibi yaptığı, ayrıca sanıklardan ...'nın 2011 sonlarında, katılan ...'e 2.500 TL ödünç para vererek ve 300 TL faiz uygulamak suretiyle 2.800 TL olarak, yine 3.000 TL ödünç para vererek ve 1,5 aylığına 700 TL faiz uygulamak suretiyle 3.700 TL olarak ve 2012 yılı sonlarında da 2.000 TL ödünç para vererek ve 1 aylığına 300 TL faiz uygulamak suretiyle 2.300 TL olarak geri aldığı, her bir tefecilik işleminde teminat olarak senet aldığı, son olarak aldığı imzalı ancak boş senedi ise ödeme yapılmasına rağmen iade etmeyerek ve üzerini 130.000 TL olarak doldurup Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2011/11110 esas ... dosyası ile takibe koyduğu ve katılana ait taşınmaza haciz koydurduğu, sanık ...'nın, Haziran 2011 tarihinde, katılan ...' e sattığı ... plakalı araç için katılandan 17.04.2012 tarihli 11.000 TL tutarlı ve 25.04.2012 tarihli 5.000 TL tutarlı 2 adet senet aldığını, katılanın senet bedellerini ödemesine rağmen sanığın, senetleri kaybettiğini söyleyerek ve iade etmeyerek diğer sanıklar ... ve ...'a verdiği, bu sanıkların da söz konusu senetleri İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3211 esas ... dosyası ile icra takibine konu ettikleri, bu şekilde sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıkların, atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3. Mahkemesince sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu değil bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek ve katılanlar ... ve ...'in şikayetlerinden vazgeçmeleri veya bir kısım sanıklar yönünden şikayetçi olmamaları nedeniyle sanıklar hakkında bu katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle temyiz incelemesine konu düşme hükümleri kurulmuş, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik eylemi neticesinde bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, yine aynı sanık yönünden tefecilik suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, sanık ... hakkında ise ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine hükmedildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede
5237 ... ... Ceza Kanunu'nun (5237 ... Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenlemeye göre şikayete bağlı olan ve iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği, şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara sirayet edeceği, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının şikayete tabi olmaması usul hukuku müessesesi olması nedeni de gözetilerek katılan ...'in, ... dışındaki sanıklardan şikayetçi olmamasının sanık ...'ye sirayet etmeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında kurulan hükme 5271 ... Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma ... bulunduğu, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.12.2002 tarih ve 2002/2-302 Esas, 2002/428 Karar ... kararında; “Esasen bir irade beyanı olan şikayetten vazgeçme ve yapılmış şikayetin geri alınması, dönülemez nitelikteki yargılama işlemlerindendir. ... irade ürünü ve açık olması, kişinin vazgeçme iradesini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyması gereken bu beyan kamu davasının açılmasından sonra vaki olduğu takdirde davaya katılma hakkını düşürür. Ancak açıklanan bu irade herhangi bir nedenle gerçek maksada uymayabilir. ... fesada uğradığı bu gibi hallerde, irade beyanının hüküm ifade edip etmeyeceği, o kimsenin bu beyandan dönüp dönemeyeceği ve ne şekilde döneceği yargılama hukukunun genel ilkelerine göre çözümlenmeli, bunun için de vazgeçme veya geri almanın açık ve ... irade ürünü olup olmadığı ve kişinin gerçek iradesini hiçbir kuşkuya ver bırakmayacak biçimde ortaya koyup koymadığı belirlenmelidir.” denilmiştir. Buna göre bir irade açıklaması niteliğinde bulunan şikayetten vazgeçmenin, gerçek bir iradenin ürünü olması diğer bir deyişle herhangi bir nedenle fesada uğramış iradeden sadır olmaması gerekmektedir. Konu bireyin iç dünyasıyla bağlantılı olduğundan iradenin fesada uğrayıp uğramadığı özellikle muhatabının açıklamalarına göre şekillenecek ve oluşa uygunluğu mahkemece değerlendirilecek olup somut olayda katılan ...'ün 11.12.2015 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olduğu ancak mahkemece ayrıca katılma hususunda herhangi bir soru sorulmadığı daha sonrasında katılanın iradesinin sakatlandığını, kandırıldığını belirterek sanıklar hakkında şikayetçi olup hükümleri temyiz etmesi ve sanıkların eylemlerinin de şikayete tabi bir suç olmaması nedeniyle katılanın temyiz ... bulunduğunun kabul edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye de iştirak edilmemiştir.
B. Maliye Bakanlığı Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde
Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği Ve Muhakemet Genel Müdürlüğü vekilinin hükümdeki beraat kararlarını temyiz ettiğini belirttiği, hükümde yalnızca sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği, bu suç için Maliye Bakanlığı'nın 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 ... Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 ... Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 ... Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 ... Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 ... Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Verilen Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
1. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamından mahkemece verilen mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 ... Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 ... Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.04.2015 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
E. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan Verilen Hükme İlişkin Yapılan İncelemede
Sanığın katılandan aldığı imzalı ancak boş senedi ödeme yapılmasına rağmen iade etmeyerek ve üzerini 130.000 TL olarak doldurup Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün 2011/11110 esas ... dosyası ile takibe koyduğu olayda; sanığın eyleminin üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ve hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 ... Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar ... kararı ile 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 ... Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
F. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan Verilen Düşme Hükmüne İlişkin Yapılan İncelemede
Katılan ...'in, sanıklar ... ve ...'e vermiş olduğu senedin kendisi ile önce alışveriş halinde bulunmayan sanık ...'a ondan da sanık ...'ya ciro edilmiş olması ve sanık ... tarafından da icra takibi yapılmış olması karşısında, katılan ...'in teminat amacıyla imzaladığı boş senedi aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmayan ve sanık ... tarafından icra takibinin yapıldığı iddia edildiği olayda; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarihli ve 2001/6-70 Esas, 2001/77 Karar ... ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan kişi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı; sanık ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olduğu, açığa imza atandan aldığı kağıdı ele geçiren sanık ...'nin eyleminin 5237 ... ... Ceza Kanunu'nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası atfıyla aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” suçuna vücut vereceği ve bu haliyle yapmış olduğu icra takibi neticesinde aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı gözetilerek yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken şikayet şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
G. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan Verilen Düşme Hükümlerine İlişkin Yapılan İncelemede
Sanık ...'nın, Haziran 2011 tarihinde, katılan ...' e sattığı ... plakalı araç için katılandan 17.04.2012 tarihli 11.000 TL tutarlı ve 25.04.2012 tarihli 5.000 TL tutarlı 2 adet senet aldığı, katılanın senet bedellerini ödemesine rağmen sanığın, senetleri kaybettiğini söyleyerek ve iade etmeyerek diğer sanıklar ... ve ...'a verdiği, sanık ...'in de söz konusu senetleri İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3211 esas ... dosyası ile icra takibine konu ettiği iddia edilen olayda; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarihli ve 2001/6-70 Esas, 2001/77 Karar ... ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan kişi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı; sanık ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olduğu, açığa imza atandan aldığı kağıdı ele geçiren sanık ... ve sanık ...'nın eylemlerinin 5237 ... ... Ceza Kanunu'nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası atfıyla aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” suçuna vücut vereceği ve bu haliyle yapmış olduğu icra takibi neticesinde aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı gözetilerek yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken şikayet şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
H. Sanık ... Hakkında Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan Verilen Düşme Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede
Sanık ...'nun, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 21.01.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Maliye Bakanlığı Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle; İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas ve 2015/335 Karar ... kararına yönelik Maliye Bakanlığı'nın temyiz isteğinin, 1412 ... Kanun’un 317 nci maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Verilen Hükme Yönelik Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas ve 2015/335 Karar ... kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas ve 2015/335 Karar ... kararına yönelik katılan ...'ün temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 ... Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 ... Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet ve Düşme Hükümleri ile Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Düşme Hükümlerine Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (E-F-G-H) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas ve 2015/335 Karar ... kararına yönelik katılan ..., katılan ..., sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 ... Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!