WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/14751 E.  ,  2023/5662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/253 E., 2018/467 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2011 tarihli ve 2011/3211 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2012 tarihli ve 2011/334 Esas, 2012/57 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçuna temas ettiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2013 tarihli ve 2012/577 Esas, 2013/504 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddeleri ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis ve 21.940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.06.2017 tarihli ve 2017/1173 Esas, 2017/13703 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için görevsizlik kararı verilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/370 Esas, 2017/683 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
6. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/253 Esas, 2018/467 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak önceki hüküm 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın erteli 10 ay hapis ve 21.940,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının tatbik edilmesine ve 53 üncü maddesinin uygulanmamasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin tatbikini gerektirir bir durumun olup olmadığının araştırılmasına, kazanılmış hak olarak son hükümdeki daha lehe olan adli para cezasının infaz edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 26.07.2011 tarihinde meçhul bir kişinin şikayetçi ...'u arayarak İzmir Cumhuriyet Başsavcısı olduğunu, şikayetçinin kimlik bilgilerinin terör örgütü mensuplarınca kullanıldığını ve bu teröristlerin yakalanması için şikayetçiyi para yollamaya ikna ettiği, şikayetçinin meçhul kişinin yönlendirmesiyle Türkiye Ekonomi Bankasındaki ... adlı kişiye ait hesaba 26.500,00 TL para yolladığı, bu paranın sanıklar tarafından çekildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aynı gün bir başka mağdurun benzer yöntemle kandırılarak aynı hesaba gönderdiği parayı çekerken suç üstü yakalandığı, bu eyleminde sanığın üzerinden ...'nin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş kendi fotoğrafını havi nüfus cüzdanının ele geçirildiği, sanığın dolandırılan ... isimli kişiye yönelik eylemi ve üzerinden ele geçirilen nüfus cüzdanı ile ilgili yargılama yapılarak her iki suçtan da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık savunmasında işsiz olduğunu belirtmiş, açık kimlik bilgilerini bilmediği Mehmet isimli bir şahsın yönlendirmesiyle ...'ye ait sahte nüfus cüzdanıyla parayı çektiğini ikrar etmiştir.
4. Mahkemece uzlaştırmanın da sağlanamaması nedeniyle sanık hakkında suç tarihine göre lehe olan basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Bozma sonrası kurulan hükümdeki 2 yıl 1 ay hapis cezasının miktarı itibarıyla erteleme sınırının dışında kalmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi kazanılmış hak sebebiyle ceza miktarının infaza yönelik indirilmesinin yanısıra ayrıca cezanın ertelenmesine de karar verilmesinin çifte atıfet kuralının da ihlali niteliğinde olacağı gözetildiğinde sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı halde cezanın ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın ikrarı, şikayetçinin beyanı ve tüm yargılama dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine dair Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, uygulanan Kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi olarak hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/253 Esas, 2018/467 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılan paragrafta yer alan "...CMK nun 283/1. Maddesi gereğince..." şeklindeki ibarenin çıkartılması, yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca" şeklindeki ibarenin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.