11. Ceza Dairesi 2021/14714 E. , 2024/8516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/290 E., 2018/398 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2013/105 Esas, 2014/323 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/32400 Esas, 2018/2655 Karar sayılı kararı ile, banka yazısına göre olay tarihinde gönderilen paranın aynı gün “bana ait değil” açıklamasıyla göndericisine iade edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve temel adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5 gün olarak eksik belirlenmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 6 ay hapis ve 440,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, şikayetçinin arkadaşının www.facebook.com isimli internet sitesinde oluşturduğu profilini ele geçirerek arkadaş listesinde kayıtlı olan şikayetçi ile irtibat kurarak kira borcunu ödemek için 450,00 TL para talep ettiği, şikayetçinin de parayı temyiz dışı sanık ...'in hesabına para gönderdiği, şikayetçinin daha sonra arkadaşını aradığında durumun ortaya çıktığı, bu suretle sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Mahkemece, banka yazısına göre olay tarihinde gönderilen paranın aynı gün “bana ait değil” açıklamasıyla göndericisine iade edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!