11. Ceza Dairesi 2021/14606 E. , 2024/5673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2015/265 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 14.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suç unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, eksik inceleme ile delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın zabıt katibi olarak görev yaptığı Amasya Sulh Hukuk Mahkemesine açılan ve işlemleri tarafınca yapılacak toplam 48 adet dava dosyasında masraf bulunmamasına rağmen masraf göstererek toplamda 62 tane reddiyat makbuzu düzenlediği, bunları UYAP ortamında hakim onayına sunmadan reddiyat fişlerinin çıktısını alıp vezneden ıslak imza ile çekerek 16.955,00 TL'yi zimmetine geçirdiği, buna göre sanığın zincirleme olarak zimmetin açığa çıkmamasını engellemeye yönelik hileli hareketlerle zimmet ve zincirleme kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
2. Sanık, maddi sıkıntıları olduğundan dolayı bu şekilde davrandığını, pişman olduğunu, zararı soruşturma aşamasında giderdiğinden dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığını, düzenlenen belgeler de resmi belge olmadığından resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağını savunmuştur.
3. Sanığın, iddianame tanziminden ancak iddianame kabulünden önce 23.12.2014 tarihinde suça konu zararı giderdiği görülmüştür.
4. Mahkemece, suça konu paraların sanığa görevi gereği devredilmemiş olduğundan eylemin nitelikli zimmet değil nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, ancak sanığın resmi belge olan reddiyat makbuzu düzenleme yetkisi olduğundan nitelikli resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabul edilerek Amasya Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen 09.12.2014 tarihli suç duyurusuna ilişkin tutanak, tutanak içeriğini doğrulayan reddiyat makbuzları ve sanığın ikrarı ile sübut bulan suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!