11. Ceza Dairesi 2021/14460 E. , 2024/5727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/173 E., 2018/94 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2014 tarihli ve 2014/18 Esas, 2014/213 Karar sayılı Kararında
1. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu Kararında
1.Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2.Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
D.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hükümler kurulması, kabule göre de, iddianamede, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 170/3 ve 225/1 inci maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde, ek savunmayla yetinilerek bu suçtan da hükümlülük kararı verilmesi gerekçeli bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi, sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanıklar ... ve ...'nın Ford Transit marka araçla küçük baş hayvan besleyip satan katılanlar ..., eşi olan ... ve çocukları olan katılan ...'in yanına gelip hayvan ticareti yaptıklarını ve hayvan almak istediklerini söyledikleri, pazarlık sonucu 113 adet keçinin satılması konusunda anlaştıkları, daha sonra diğer sanıklar ... ve ...'ın başka Ford Transit marka araçla geldikleri, katılanlar ve sanıkların hayvanları bu araçlara yükledikleri ve hep birlikte hayvanların nakil iznini almak için Burdur İl merkezine gittikleri, katılan ... ve sanık ...'ın Burdur İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne gittikleri, sanık ...'ın görevli memurla konuştuğunda görevli memurun hayvanları görmeden nakil iznini veremeyeceğini belirtmesi üzerine katılan ve sanık ...'ın diğer sanıklar ve katılanların bekledikleri yere geri geldikleri, sanıkların katılanlara Burdur ili Çavdır ilçesindeki veterinere gideceklerini belirterek katılanları sanıklar ..., ... ve ...'ın olduğu araca bindirdikleri, üç araçla peş peşe yola çıktıkları, sanıkların Burdur ili Çavdır ilçesi istikametine doğru değilde Isparta ili Keçiborlu ilçesi istikametine doğru gittikleri, keçilerin yüklü olduğu iki aracın Burdur ile Çerçin mevkiinde gözden kaybolmaları üzerine katılanların kendilerinin kandırıldığını anlayıp itiraz etmeleri üzerine sanık ...'ın katılanlara 14.09.2013 ödeme tarihli 31.150,00 TL bedelli bonoyu imzalayıp verdiği, daha sonra Isparta ili Keçiborlu ilçesi içerisinde sanıkların araçta bulunan katılanlardan kurtulmak ve hayvanları alıp kaçırmak amacıyla katılanları darp edip araçtan attıkları, sanıkların dolandırıcılık olarak başlayan eylemleri tamamlanmadan katılanların durumu fark etmeleri üzerine sanıkların katılanları darp edip araçtan atmaları şeklinde tamamlanan eylemin katılanlara ait malların darp, cebir ve tehdit ile alınması niteliğinde olup yağmaya dönüştüğü, bu suretle sanıkların birden fazla kişi ile birlikte yağma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2.Sanıklar suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3.Olay sonrası alınan adli raporlara göre, katılan ...'in sağ kol orta arka bölgede 4X6 cm boyutunda yüzeysel sıyrık, sağ önkol arka bölgede dirsekten 5 cm aşağıda 7X10 cm boyutunda yüzeysel sıyrık bulunduğu, lezyonların muhtemelen yüzeye-yere sürtünme sonucu oluştuğu, hayati tehlikenin olmadığı ve basit tıbbi müdahale ile iyileşeceği, diğer katılanların darp ve cebir izlerinin olmadığı tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, katılanlar ve tanık beyanları, katılanların sanıkları teşhisleri, iletişim tespiti kayıtlarına göre olay tarihinde sanıklar arasında görüşmeler yapıldığının anlaşılması karşısında sanıkların savunmalarına itibar edilmemiş, sanıkların birlikte hareketle başlangıçta katılanlardan keçi satın alınması konusunda katılanlara güven telkin ettikleri, nakil izninin alınmasını sağlayacaklarını belirterek hayvanları araçlara yükleyip Burdur'a gidip oradaki veteriner hekimin tutumu nedeniyle Burdur ili Çavdır ilçesinden nakil izninin alınacağını söyleyerek katılanları kandırdıkları ve bu aldatıcı eylemler sonucu katılanların bulunduğu araçta sanıklar ..., ... ve ... varken otomobille önde, hayvanların yüklendiği kamyonların birinde sanık ..., diğerinde de kimliği tespit edilemeyen bir başka şahsın bulunduğu halde arkada peş peşe seyrettikleri, hayvanların olduğu araçların nakil izni almak için Çavdır yönüne gitmeyerek farklı yöne seyretmesinden bir müddet sonra hayvanların yüklü olduğu kamyonların farklı yöne gittiğinin fark edilmesi sonrası katılanların bu duruma itiraz ederek içinde bulunduğu otomobilde bulunan sanıklar ..., ... ve ... ile tartıştıkları, bu sırada sanıklar ...'ın aldatıcı hareketlerini tasdike yönelik düzenlediği bonoyu katılan ...'e verdiği, katılanların bono yerine paranın ödenmesi talepleri kapsamında da sergiledikleri tavır nedeniyle aralarındaki tartışmanın arbedeye dönüştüğü ve devamında sanık ...'ın katılan ...'e, sanık ...'in de katılan ...'e yönelik cebri eylemlerde bulunarak vücutlarına zarar verdikleri şeklinde olayın geliştiği kabul edilmiştir. Buna göre, katılanların hayvanların kaçırıldığını ve aldatıldıklarını anlamalarının ardından hayvanlarının kendilerine verilmelerini talep etmeleri ve bu çerçevede hayvanların parasının da ödenmemesi nedeniyle araç içerisinde sanıklara ve sanık ...'ın kullandığı araca müdahale etmeleri bakımından yaşanan arbedenin söz konusu hayvanların alınmasını engellemeye yönelik olmayıp, giden hayvanların kendilerine geri dönmeyeceği endişesi kapsamında paralarının teminine ve bu çerçevede düzenlenen senet bedelinin tahsil edilememe ihtimali kapsamında oluşu da nazara alındığında eylemin dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, başlangıçta hayvanların katılanların rızasıyla araçlara yüklenmesi bakımından bu çerçevede hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığının kabulünün gerektiği, bu yöndeki eylemin tamamlanmasının ardından katılanların durumu fark etmesi üzerine araç içerisinde yaşanan tartışma ve akabindeki arbede sırasında sanık ...'ın katılan ...'e, sanık ...'in de katılan ...'e yönelik eylemlerinin önceki dolandırıcılık eyleminin yağmaya dönüşmeksizin bağımsız kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Yağma suçunun oluşabilmesi için başkasının zilyetliğinde bulunan taşınabilir bir malın zilyedin rızası olmaksızın cebir veya tehdit kullanarak bulunduğu yerden almak veya zilyedin bu malı kendisine teslimine zorlamak gerekmektedir. Suç konusu taşınır malın bir başkasına ait olması gerekir. Zilyetliğin devri ile mülkiyetin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa (4721 sayılı Kanun) göre devredildiği hallerde artık mal hukuken failin olduğundan yağma suçu oluşmayacaktır.
Taşınır mallarda zilyetlik mülkiyete karine teşkil eder. 4721 sayılı Kanun'un 985 inci maddesinin birinci fıkrasında: “Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır", 763 üncü maddesinde: "Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir" ve 778 inci maddesine göre: "Taşınır mülkiyeti, malik tarafından terk edilmedikçe veya başkası tarafından kazanılmadıkça yalnız zilyetliğin kaybıyla sona ermez" şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanıkların birlikte hareketle katılanlara ait hayvanları sanık ... Demirdöğen ve kimliği tespit edilemeyen bir başka şahsın bulunduğu kamyonlara yükledikleri, bu şekilde zilyetliğin devredildiği, katılanların da sanıklar ..., ... ve ...'ın bulunduğu araçla peş peşe hayvan nakil izni alınacağı bahanesiyle giderken hayvanların bulunduğu kamyonların başka tarafa gidip gözden kaybolduğu, bir süre sonra bu durumu fark eden katılanların itirazları sonrası otomobilde bulunan sanıklarla tartıştıkları, bu sırada sanık ...'ın aldatıcı hareketlerini tasdike yönelik düzenlediği bonoyu katılan ...'e verdiği, katılanların bono yerine paranın ödenmesi talepleri kapsamında da sergiledikleri tavır nedeniyle aralarındaki tartışmanın arbedeye dönüştüğü ve devamında sanık ...'ın katılan ...'e, sanık ...'in de katılan ...'e yönelik cebri eylemlerde bulunarak vücutlarına zarar verdikleri, yaşanan arbedenin söz konusu hayvanların alınmasını engellemeye yönelik olmayıp, giden hayvanların kendilerine geri dönmeyeceği endişesi kapsamında paralarının teminine ve bu çerçevede düzenlenen senet bedelinin tahsil edilememe ihtimali kapsamında oluşu da nazara alındığında, sanıkların eylemlerinin katılanlara yönelik hayvanların satın alınması, kamyonlara yüklenmesi, nakil izni almak için götürüleceği vaadiyle hareket edilerek daha sonra hayvanların kaçırılması bakımından dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, başlangıçta hayvanlar katılanların rızasıyla araçlara yüklendiğinden hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığı, eylemin tamamlanmasının ardından katılanların durumu fark etmesi üzerine araç içerisinde yaşanan tartışma ve akabindeki arbede sırasında sanık ...'ın katılan ...'e, sanık ...'in de katılan ...'e yönelik eylemlerinin önceki dolandırıcılık eyleminin yağmaya dönüşmeksizin bağımsız kasten yaralama suçunu oluşturduğu şeklinde 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanıklar hakkında basit dolandırıcılık ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet hükümleri kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafii, Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!