WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/14083 E.  ,  2024/6263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/430 E., 2018/185 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2014 tarihli ve 2011/346 Esas, 2014/132 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2014 tarihli ve 2011/346 Esas, 2014/132 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.11.2017 tarihli ve 2017/24363 Esas, 2017/23067 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne aidiyeti nedeni ile görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli ve 2017/430 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekili temyizinde özetle; atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve sübut bulduğu, sanıkların organize çalıştığı, suçu hayat tarzı yaptıkları, sanık ...’in çektiği krediden 50.000,00 TL’sini katılana verdiğini belgeleyemediği, oysa tacir olarak basiretli davranmasının yasa gereği olduğu gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle sanıkların cezalandırılması istenmiştir.

III. GEREKÇE
1. Ödeme güçlüğü yaşayan katılan ...'e, sanık ...'in yardım edeceğinden bahisle katılan ...'ye ve katılan ...'e ait taşınmazları katılanlara ipotek gösterttirerek kendi şirketi adına kredi çektiği ama katılanlara vermediği ve kredi borcunu da ödemeyerek katılanları zarara uğrattığı iddia edilen olayda, söz konusu kredinin sanıklarla katılanlar arasındaki bir ticari ilişki nedeni ile çekilmediği, kredinin sırf sanığın şirketi adına çekilmiş olmasının eylemi 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamına sokmadığı, bu hali ile sanıklar üzerine atılı eylemin aynı Kanunun 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki basit dolandırıcılık kapsamında kaldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 31.03.2008 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli ve 2017/430 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.