WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/14067 E.  ,  2023/6599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/87 E., 2014/228 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2011 tarihli ve 2009/26 Esas, 2011/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2011 tarihli ve 2009/26 Esas, 2011/56 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 03.10.2013 tarihli ve 2012/6843 Esas, 2013/14860 Karar sayılı kararı ile "eylemin TCK 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumu olan tapu müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Aladağ Asliye Ceza Mahkemesi bozma kararına uymak suretiyle görevsizlik kararı vermiştir.
4. Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2014/87 Esas, 2014/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan,, 5237 sayılı Kanun’un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun oluşmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, gerekçesiz şekilde teşdit uygulandığına, zararın büyük oranda tazmin edildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 168 ... maddesinin uygulanması gerektiğine, kazanılmış hakkın ihlal edildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in olay tarihinde katılan ...'ya ait Aladağ ilçesi ... Köyü 137 Ada 1 parsel sayılı 1/6 hisseli taşınmazı 27.500,00 TL karşılığında satın alma hususunda anlaştığı, katılana taşınmaz satış bedelini resmi işlemlerin tamamlanmasından sonra PTT aracılığıyla göndereceğini beyan ettiği, temyiz dışı sanık ... Gümürdülü'nün ise sanık ...'e yardım ederek satış sırasında sürekli olarak paranın hazır olduğu şeklinde telefon konuşmaları yaptığı ve bu şekilde şikayetçiyi oyaladığı, Tapu Sicil Müdürlüğü'nde satış işlemlerinin tamamlanmasından sonra sanık ...'in parayı PTT aracılığıyla değil banka yolu ile göndereceğini beyan ederek katılanı oyalayarak ortadan kaybolduğu, bu şekilde sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan beyanlarında, iddiaları doğrulayarak sanık hakkındaki şikayetini sürdürmüştür.
3. Sanık bozma öncesi savunmalarında, suçlamayı kabul etmeyerek satış bedelini tapu işlemleri sırasında katılana verdiğini beyan etmiş ise de bozma sonrası yapmış olduğu savunmasında, katılan ile taşınmazı satın almak hususunda 27.500,00 TL karşılığında anlaştığını, bu esnada işlerinin bozulduğunu, bu yüzden katılanın parasını ödeyemediğini, ... Karaca'nın kendisinin yanında çalıştığını, 20.000,00 TL bedelle bu kişiye muvazaalı şekilde satış yaptığını, beyan ederek tevilli ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Aladağ ilçesi ... Köyü 137 Ada 1 parsel sayılı katılan ... Bağcıya ait taşınmazın 26.01.2007 tarihli satış işlemine ilişkin belgelerin dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5. 26.01.2007 tarihli resmi senetle katılanın 1/6 hissesini sanık ...'e sattığı, bu satış işleminden sonra 30.01.2007 tarihinde taşınmazın ...'e vekaleten temyiz dışı sanık ... Gümürdülü tarafından ...'a satıldığı, katılan tarafından ... aleyhine hukuk mahkemesinde tapu iptali ve tescili davası açıldığı, 10.000,00 TL karşılığında tarafların sulh olması üzerine Aladağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2008 tarih ve 2007/38 Esas, 2008/80 Karar sayılı kararı ile katılanın açmış olduğu davanın kabulü ile taşınmazın ... adına tapuya tescil edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
6. Bozmaya uymak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın kazanılmış ... gözetilmeden temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin bozma ilamından sonra 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış ... gözetilmeden hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2014 tarihli ve 2014/87 Esas, 2014/228 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış ... gözetilerek sanığın 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.