11. Ceza Dairesi 2021/13880 E. , 2024/1501 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/164 E., 2018/62 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
1.Sanık ... müdafiinin vekalet ücreti talebiyle sınırlı temyizi yönünden; sanık ...'in müdürü , ... ve ...'in yetkilisi, ...'ın ise çalışanı olduğu şirketin vekili olan avukat ...'nin lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde temyizi var ise de; bu kişinin sunduğu ve dosya arasında mevcut bulunan vekaletnamenin şirketi temsile ilişkin olduğu, kaldı ki sanıklar Aydın ve ...'un vekaletnameli avukat tarafından müdafiliklerinin üstlenildiği ve beraat etmeleri sebebiyle lehlerine vekalet ücreti takdir edildiği, avukat ...'nin şahsi vekâlet ilişkisi bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Katılan ... vekilinin temyizi yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2008 tarihli ve 2008/70 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 tarihli ve 2008/90 Esas, 2012/310 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
3. Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 16.03.2016 tarihli kararı ile eksik araştırma gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli karar başlığında ayrıntıları yazılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi sanıkların mahkum olması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyizi; vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan Aydın ile ...'un kardeş,...in ise bu sanıkların babası olduğu ve... ilçesinde inşaat şirketi, otelleri, akaryakıt istasyonlarının bulunduğu, sanık ...'in ise şirket çalışanı olduğu, diğer iki sanığın ise somut olayda kullanılan telefon hatları adlarına alınan kişiler olduğu belirlenmiştir.
2. Sanıklardan ... adına bu kişinin imzası taklit edilmek suretiyle alınan telefon hattından kendisini ... kargonun sahibi ...olarak tanıtan meçhul kişinin 24.08.2005 tarihinde ... ilinde ikâmet eden ve kuyumculuk yapan katılan ...'ı telefonla arayarak 25.000,00 TL tutarında dolara ihtiyacı olduğunu, il dışında bulunduğunu, hesabına parayı havale edeceğini, havale işleminden sonra da iş yerine gönderdiği şahsa doları elden vermesini söylediği, katılan ...'ın saat 12:30 gibi bankaya gittiğinde hesabına 25.000,00 TL paranın gönderildiğini öğrendiği, ancak banka şubesindeki görevlilerin uhdelerinde bu kadar nakit para bulunmadığını saat 16:00 gibi bankaya müracaat ettiğinde sanığa ödeme yapacaklarını söyledikleri, katılanın iş yerine döndüğünde burada bekleyen meçhul bir şahsın ...adına gönderilen para karşılığında döviz almaya geldiğini söylemesi üzerine katılanın 18.373 doları meçhul bu kişiye ödediği, saat 16:00 civarında katılanın parayı çekmek için bankaya müracaat etiğinde hesabına gelen havalenin... Yapı Kredi Bankası şubesinden gönderenler tarafından geri çekildiğini öğrenerek şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
3. Meçhul bir şahsın 24.08.2005 tarihinden kısa süre önce iş yeri ve şirket sahibi olan... ilçesindeki ...'i sanıklardan ... adına alınan telefon hattından arayarak kendisini ...ve ... A.Ş.'nin müdürü olarak tanıtarak ellerinde fazla yakıt bulunduğunu, iş makinelerinde kullanmaları için bu yakıtı kârsız verebileceklerini belirttiği ve parayı muhasebecileri olan ... adına yatırmalarını söylediği, sanıklar ... ve diğer sanıklar ..., ... ile şirketlerinin çalışanı ...'ın uygun fiyata yakıt alacakları düşüncesiyle sanıklardan ... adına alınan sahte hattı kullanan ve kendisini ...'in ortağı ... olarak tanıtan kişinin yönlendirmesiyle 24.08.2005 tarihinde para havalesi yaparak şoförlerini meçhul sanığın belirttiği üzere araçlarıyla birlikte yakıt alımı için ...iline yolladıkları, yakıt almak için ...iline gönderdikleri şoförün ...'i arayarak ... yerine... adlı başka bir yerdeki dolum merkezine yönlendirildiğini söylemesi üzerine ...'un kuşkulanarak kendisini ... ve ... olarak tanıtan iki ayrı telefon hattını aradığı ancak iletişim kuramadığı, bunun üzerine dolandırıldıklarını düşünerek şoförün geri dönmesini istediği ve öğleden sonra da bankaya giderek yolladıkları havaleyi iptal ettirdikleri bilahare de şikâyetçi oldukları belirlenmiştir.
4. Sanıklar ... ve ... adına alınan hatlara ilişkin abonelik sözleşmelerinin sahte olduğu, sanıkların... ilçesi ya da ... ili ile bir ilgilerinin olmadığı tespit edilmiştir.
5. Diğer taraftan katılan ...'ın zararının açılan hukuk davası sonucunda kusurlu bulunan banka tarafından ödenmesine hükmedildiği ve bu hükmün kesinleştiği belirlenmiştir.
6. Mahkemesince, katılanın dükkanına gelerek doları teslim alan meçhul kişinin 6 sanıktan birisi olup olmadığı yönünde teşhis işlemi yaptırılmış ise de katılan ...'ın kendisinden parayı alan meçhul kişinin sanıklardan biri olmadığını tereddütsüz olarak ifade ettiği anlaşılmıştır.
7. Mahkemece; toplanan tüm delillerin sanıkların savunmalarını doğrular nitelikte olmasına dayanılarak sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmuş ve gerçek faillerin tespiti için suç ihbarında bulunulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücreti Talebiyle Sınırlı Temyizi Yönünden;
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında izah edilen nedenle avukat ...'nin şahsi vekâlet ilişkisi bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneklerine göre sanık ...'in hükümden sonra 26.11.2020 tarihinde öldüğünün belirlenmesi karşısında; bu husus araştırılarak, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücreti Talebiyle Sınırlı Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!