11. Ceza Dairesi 2021/13872 E. , 2024/5674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/346 E., 2018/57 K.
SUÇ :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığı ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile lehe hükümler uygulanmayarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, res'en nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık ... ve eşi olan temyiz dışı sanık ...'ın kendilerini ... ve ... isimleriyle tanıtarak konuşma ve duyma engelleri bulunan karı koca olan katılanlar ... ve ... ile iletişime geçip arkadaş olduktan sonra Didim'de ev fiyatlarının çok uygun olduğunu söyleyerek katılanların Seferihisar'da bulunan evlerini satmalarını sağladıkları, sattıkları evden elde ettikleri parayı banka hesaplarına yatıran katılanlara, söz konusu paranın vaadeli hesaba yatırılması halinde faiz geliri getireceğini söyledikleri, bu duruma inanan katılan ...'i bankaya götürdükleri, konuşma ve duyma engeli olması nedeniyle bankada hangi işlemlerin yapıldığını algılayamayan katılan ...'in, sanıkların hileli davranışlarının etkisiyle kendisine ait parayı vadeli hesaba aktardığını zannedip, 45.000,00 TL parasını EFT yoluyla sanık ...'ın hesabına havale ettiği, belli bir süre sonra durumdan şüphelenen katılanların bankaya gittiklerinde gerçek durumu öğrendikleri, bu suretle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Sanık suçlamayı kabul etmemiş, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı raporuna göre katılan ...'de orta düzeyde mental retardasyon, katılan ...'de hafif düzeyde mental retardasyon tanıları olduğu, buna göre suç tarihi itibariyle katılan ...'in 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında algılama yeteneğinin bulunmadığı, katılan ...'in ise önemli ölçüde azalmış olduğu belirtilmiştir.
4.Mahkemece, katılanların aşamalardaki tutarlı beyanları, sanığın aşamalarda çelişkili savunmaları ile sanığın savunmasına itibar edilmemiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD raporuna göre sanığın kendilerine yönelen dolandırıcılık eylemleri ile ilgili olarak algılama yetenekleri bulunmayan ve önemli ölçüde azalmış olan katılanlara yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın tekerrüre esas alınan ilama konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!