WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/13813 E.  ,  2024/5476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/445 E., 2018/109 K.
SUÇLAR : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2012 tarihli kararı ile sanıklar hakkında nitelikli suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
2.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2012 tarihli kararının katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve 2015/1593 Esas, 2017/2135 Karar sayılı kararı ile üç sanık için de mükerrer yargılamadan bahsedilemeyeceği bununla birlikte sanıklar hakkında dolandırıcılık kastı ile hareket ettikleri yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine karar verilmesi gerekirken yanlış nitelendirme ile mükerrer yargılama olduğundan bahisle red kararı verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 gün ve 2017/445 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; duruşma talep ettiği, sanıkların iyi niyetli davranmadıkları, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan bilirkişi raporunun sanıkların yalan beyanını ortaya çıkardığı, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında yetkilisi ve ortakları olduğu Bahar Şirketi adına sanıklar Levent ve İsmail’in birlikte hareket ederek çift imzalı çek keşide etmeleri gerekirken suça konu çekleri sadece sanık ...’in tek imza ile keşide edip kullandıkları iddia olunan olayda; dava konusu çekin sanıklar tarafından kabul edildiği, sanık ...'in, bu çeklerin önce kendisi tarafından imzalandığını, akabinde muhasebeye bırakıldığını, muhasebe elemanları tarafından diğer imza eksiği de tamamlatıldıktan sonra hak sahiplerine verildiğini, muhasebe elemanlarının hatası sonucu bahse konu çekin imza eksiği tamamlatılmadan piyasaya sürüldüğünü, amaçlarının borcu inkar olmadığı, sadece imza eksikliğine dikkat çekmek olduğu, borcun kendilerine ait olduğunu beyan etmesi karşısında, sanıklar hakkında dolandırıcılık kastı ile hareket ettikleri yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığı, sanık ...’in savunmasının aksini ıspatlar mahiyette delil dosya kapsamında mevcut olmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.