11. Ceza Dairesi 2021/13798 E. , 2023/6343 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/86 E., 2017/196 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2012 tarihli ve 2010/11 Esas, 2012/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2012 tarihli ve 2010/11 Esas, 2012/158 Karar sayılı kararının katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve 2014/16315 Esas, 2017/6687 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat hükmünün sanığın atılı suçu işlediği sabit olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/86 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (f) ve (h) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık tarafından suça konu çekin ... Kağıtçılığa verildiği tarihin 18.05.2005 olması nedeniyle suç tarihinin 765 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu 18.05.2005 olduğundan zamanaşımı süresinin dolması, suça konu belge üzerindeki tahrifatın sanık tarafından yapıldığına dair delil bulunmaması ve hatta kriminal raporda tahrifat yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin belirtilmesi ve aldatıcı niteliği bulunmayan çekle tacirin dolandırılmasının mümkün olamaması sebepleriyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dobrucalı Unlu Mamüller Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve sorumlu müdürü olan sanık ...'ın, katılan ...'tan, aralarındaki ticari ilişki karşılığı almış olduğu suça konu 20/08/2005 keşide tarihli çekin üzerinde bulunan 1.020,30 YTL olan bedeli, bir rakamından sonra "0" ibaresi eklemek sureti ile "10.020,30"a, yine "binyirmi" ibaresinin de başına "on" eklemek suret ile "onbinyirmi"ye dönüştürerek çek üzerinde tahrifat yaptığı ve bu hali ile ...'dan almış olduğu mal karşılığında çeki ciro ettiği, ...'ın da icra marifetiyle katılan ...'tan çek bedelini tahsil ettiği, sanığın bu şekilde suça konu çekin bedeli üzerinde katılan ... aleyhine olacak şekilde tahrifat yapıp kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, çekte tahrifat yapmadığını, çeki aldığı şekilde ciro edip kullandığını atılı suçu işlemediğini savunmuştur.
3. Dosya arasında 28.04.2006 ve 28.08.2009 tarihli uzmanlık raporlarının bulunduğu görülmüştür.
4. Katılan tarafından çeki 1020,30 TL bedelli olarak verdiğine ilişkin 25.05.2005 tarihli tahsilat makbuzu sureti dosyaya ibraz edilmiştir.
5. Mahkemesince sanık tarafından suça konu çekte tahrifat yapılarak bankaların vasıta kılınması suretiyle tacir kişi tarafından nitelikli dolandırıcılık suçunu işlendiği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suça konu çekin keşide tarihi 20.08.2005 olmasına karşın katılan ... tarafıdan dosyaya sunulan tahsilat makbuzu suretine göre çekin katılan tarafından sanığa 25.05.2005 tarihinde 1.020,30 YTL olarak teslim edildiği, sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen ve ... Kağıtçılık tarafından düzenlenmiş olan tahsilat makbuzuna göre ise sanığın çeki aldığı mallar karşılığı ...'a 18.05.2005 tarihinde 10.020,30 YTLolarak vermiş olduğunu savunması karşısında bu belgelere göre sanığın çeki henüz almadan kullanmış olması söz konusu olacağından, tahsilat makbuzlarının gerçekliği araştırılarak, suç tarihinin belirlenebilmesi için mağdur ... yeniden dinlenerek suça konu çekin kendisine verildiği tarih ve dosyaya ibraz edilen 18.05.2005 tarihli makbuzun gerçek olup olmadığı sorulup, katılan, sanık ve mağdurun ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırıldıktan sonra eylemin 765 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde işlenip işlenmediği tespit edilip dava zamanaşımı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun tespiti yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de: 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği, bu nedenle sanık hakkında hüküm kurulurken gün para cezasının bu miktara göre belirlenmesinden sonra artırma veya eksiltmeler yapılarak ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak aynı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2017 tarihli ve 2017/86 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!