11. Ceza Dairesi 2021/13784 E. , 2024/2481 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/180 E., 2018/59 K.
SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2012 Tarihli ve 2012/89 Esas, 2012/261 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2012 Tarihli ve 2012/89 Esas, 2012/261 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 31.05.2016 tarihli ve 2015/8776 Esas, 2016/6894 Karar sayılı kararı eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 ve 2016/180 Esas, 2018/59 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...'a yönelik tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan 8 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan 6 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar veirlmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ve sanıklar müdafinin temyiz istekleri, katılanların vizelerinin alındığına, uçak rezervasyonlarının yapıldığına, aradaki uyuşmazlık nedeniyle organizasyonun gerçekleşmediğine, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, zarar giderme için süre verilmediğine, bu nedenle sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
... Seyahat Turizm .. Ltd. Şti'nin yetkilisinin sanık ... olduğu, diğer sanık ...'ın, sanık ...'in kardeşi olup bir şirkette komisyon karşılığı çalıştığı, sanık ...'ın Isparta iline giderek kendisini şirketin Isparta temsilcisi olarak tanıtıp umre organizasyonu yaptığı belirtip katılanlardan makbuz karşılığında para aldığı, ancak vaadedilen tarihte bu organizasyonun gerçekleşmediği bu nedenle sanıkların katılanlara yönelik eylemlerinden dolayı haklarında açılan kamu davasında, sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini, katılanların ödemeleri gereken parayı ödemedikleri için organizsyonun gerçekleşmediğini savundukları, ayrıca sanık ...'ın bir kısım katılanlarla konuştuğunu, vize ve uçak biletlerinin alındığını onlara söylediğini, buna rağmen parayı ödemediklerini beyan ettiği, ancak Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 04.08.2016 tarihli yazısı ile " Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu'nun 10.01.2011 tarihli ve 2011/01 sayılı kararı ile anılan acentaya bir daha hac ve umre turu düzenlememe cezasının" verildiğinin belirtildiği, mahkeme tarafından yapılan araştırmada da katılanlar ..., ..., ... ve ... dışındaki tüm katılanlar adına 20.08.2011 tarihinde Ürdün'den Cidde'ye gidiş, 23.08.2011 tarihinde Cidde'den İstanbul'a dönüşle ilgili uçak bileti rezervasyonu yapıldığının tespit edildiği, oysa dosya arasında bulunan ve sanık ...'ın imzasının bulunduğu programda 35 günlük bir turdan bahsedildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece sanıkların baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip üzerine atılı suçları işledikleri kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar ve sanıklar müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda birinci fıkrada yazılı zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme ile Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sanığın her bir katılana hileli hareketlerini ayrı ayrı yöneltmesi halinde her bir katılan yönünden ayrı suç oluşacağı, aynı anda ve aynı hileli hareketlerle birden fazla katılanla muhatap olmuş ve her birinden haksız menfaat temin etmiş ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tek suç üzerinden hüküm kurularak zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı nazara alınarak, dosya kapsamından sanıkların katılanlara aynı anda mı yoksa değişik zamanlarda mı hile yönelttiği ve menfaat sağladığının net bir şekilde anlaşılamaması nedeniyle maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılanların yeniden beyanlarına başvurularak sanıklarla tüm katılanlar birlikte mi toplantı yapıp organizasyona katılmaya karar verdikleri, yoksa sanıklarla ayrı ayrı görüşerek mi umre turuna katıldıkları, görüşme yapılırken yanlarında hangi katılanların olduğu hususunun açıklattırılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, bu husus açıklığa kavuşturulmadan her bir katılana yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı ceza verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 ve 2016/180 Esas, 2018/59 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 arihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!