WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/13663 E.  ,  2024/5671 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/540 E., 2015/101 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2010 tarihli ve 2010/49 Esas, 2010/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve son cümlesi, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.11.2014 tarihli ve 2013/2471 Esas, 2014/18706 Karar sayılı ilamı ile, sanığın yalnızca 29.12.2009 tarihli olayda birden çok kişiye ait sahte ilaç kullanım bedeli ve hasta katılım payından muaf ilaca ilişkin doktor raporları fotokopilerini aynı anda doktora verip ilaç yazdırarak bu ilaçları eczaneden alması üzerine polislerce yakalandığının anlaşılması nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve zincirleme suç niteliğinde bulunmadığı, kabule göre de, temel ceza belirlenirken adli para cezasının elde edilen menfaatın iki katından az olamayacağı gözetilmeden eksik ceza tayini nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve son cümlesi, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 33.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç kastının olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, ceza tayininde orantılı davranılmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, birden çok kişiye ait sahte ilaç kullanım bedeli ve hasta katılım payından muaf ilaca ilişkin doktor raporları fotokopilerini aynı anda doktora verip ilaç yazdırarak bu ilaçları 29.12.2009 tarihinde eczaneden alması üzerine daha önceden yapılan ihbar üzerine polislerce yakalandığı, bu suretle hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, olay günü ele geçirilen hasta raporlarını babası olan temyiz dışı sanık ...'ın çöp kutusunda bulduğunu, kendisine verip doktora ilaç yazdırıp almasını istediğinden olay günü gittiğini, doktorun sorması üzerine hastaların hastanede tedavi gördüklerini söylediğini, aldıkları ilaçları rahatsızlıklarından ötürü kendisi, anne ve babasının kullandıklarını beyan etmiştir.
3. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.