11. Ceza Dairesi 2021/13622 E. , 2023/6722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2018/171 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2011/220 Esas, 2012/596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 35 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay hapis ve 5.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2011/220 Esas, 2012/596 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2014/12523 Esas, 2016/9714 Karar sayılı kararı ile ... gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, Yerköylü ... araştırılıp bulunduğunda tanık sıfatıyla çeki sanığa verip vermediği sorularak beyanı alındıktan sonra imza ve yazı örnekleri alınarak çek üzerindeki imza ve yazı örnekleri ile karşılaştırılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra delillerin tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 35 inci, 52 nci, 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 9 ay hapis ve 5.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, esas suçlunun ... olduğuna, hiç kimseyi dolandırmadığına, dosyasının temyiz edilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikayetçiden aldığı araç bedeli karşılığında suça konu çeki verdiği, çekin ibrazında sahteliğinin anlaşılması üzerine aracın devrinin yapılmadığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunmaları çelişkili olmakla birlikte suça konu çeki Yerköylü ...'den sattığı araç karşılığında aldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ... her ne kadar sanık tarafından suçlama inkar edilmiş ise de, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunan sanığın suça konu çeki Yerköy’lü ...’den aldığına yönelik savunması doğrultusunda araştırma yapılmasına karşın bu beyanının doğru olmadığı da anlaşılarak, sanığın kendini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş ve katılanın aşamalarda değişmeyen dosya kapsamıyla uyumlu beyanlarına üstünlük tanınmıştır kabulü ile inceleme konusu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
4. Bilirkişi raporu ile suça konu çekte evvelce mevcut kayıtların fiziksel yolla silinerek halen mevcut yazı ve rakamların tahrifen yazıldıkları ve söz konusu çekin aldatıcılık niteliği taşıdığı tespitleri yapılmıştır.
5. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanık hakkında aleyhe bozma yasağı ilkesi değerlendirilirken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerekirken, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçeli karar başlığında, suça konu çekin müşteki tarafından ibraz tarihi olan 19.03.2007 şeklinde yazılan suç tarihinin, suça konu çekin sanık tarafından araç alım satımı karşılığında şikâyetiyle verilmek suretiyle kullanıldığı 15.03.2007 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendine açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/171 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/171 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!