WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/13585 E.  ,  2024/3531 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/85 E., 2017/403 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ağrı (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2012/27 Esas, 2014/7 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında; güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Sanık ... hakkında, güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
2. Ağrı (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2012/27 Esas, 2014/7 Karar sayılı kararının sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 26.09.2016 tarihli ve 2016/5509 Esas, 2016/8275 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2016 tarihli ve 2016/566 Esas, 2016/408 Karar sayılı kararı ile "...sanıkların görevsizlik kararında belirtilen 5237 Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddelerince yargılanmasının yapılmak üzere dosyanın görevli ve yetkili Ağrı Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.
4. Görevsizlik kararı üzerine, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/85 Esas, 2017/403 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanık ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, son cümlesi, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 56.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına ve yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat eden sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğinden vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'ın ...Evi'nin sahibi olduğu, Avrupa Birliği destekli Düzey II Bölgeleri Kalkınma Programı Kobi Hibe Bileşeni kapsamında desteklenen ...Evi'nin kapasitesinin geliştirilmesi projesinden sanık ...'ın 30/11/2006 tarihli hibe anlaşması ile yararlandığı ancak proje şartlarına aykırı hareket ederek proje konusu ekipmanı daha önceden temin ettiği veya ikinci el olarak satın aldığı, ayrıca proje bütçesinde yer alan makinenin yaklaşık yirmi kat fiyat farkıyla diğer sanık ...'un yetkilisi olduğu ... Makine'den temin edildiği, bu surette sanıkların iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanık ..., aşamalarda alınan savunmasında, nakış makinesi için piyasa araştırması yaptığını ve en uygun fiyat olan 17.00 Euro'ya karşı taraf sanık ...'un teklifini kabul ettiğini, tekliften önce tanımadığını, sözleşme hükümlerine uygun hareket edip kendi adına veya başkası yararına menfaat temin etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık ..., aşamalarda alınan savunmasında, sanık ...'i ticari ilişkileri nedeniyle tanıdığını, kendisine tahmini olarak 7-8 tane makina sattığını, fatura kestiğini, faturaları usulüne uygun ve Avrupa Birliğinin eksperinin belirtmiş olduğu fiyat üzerinden kestiğini, fahiş fiyatla ürün satmadığını beyan etmiştir.
4. UYAP kayıtlarının ve dosya mevcudunun tetkikinde; sanık ... aleyhinde dava konusu olay ile ilgili olarak, Ankara 22.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/94 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 17.05.2012 tarihli ve 2009/94 Esas, 2012/213 Karar sayılı kararı ile "davanın kabulü ile, 14.848,13 Euro'nun 18.11.2008 tarihinden itibaren yıllık %7,75 nispetinde hesaplanacak faizi ile birlikte tahsil tarihindeki euro karşılığı TL gözönüne alınarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.." karar verildiği ve karar düzeltme yoluna gidilmediğinden kararın 18.09.2013 tarihinde kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanık ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit görülerek anılan suçtan mahkumiyetine; diğer sanık ...'un ise sabit görülmediği belirlenerek, anılan suçtan beraatine ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükme Yönelik Katılan Vekili ile Sanığın Temyizleri Yönünden
Katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine hasren yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
1.Sanık savunmaları, hukuk dava dosyası, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 07.07.2009 tarihli soruşturma raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/85 Esas, 2017/403 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükme Yönelik Katılan Vekili ile Sanığın Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/85 Esas, 2017/403 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.960,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'dan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2024 tarihinde karar verildi.