WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/13527 E.  ,  2023/6058 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/81 E., 2015/12 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sincan(Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2010 tarihli ve 2009/113 Esas ve 2010/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Sincan(Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2010 tarihli ve 2009/113 Esas ve 2010/5 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.03.2014 tarihli ve 2009/113 Esas, 2010/5 Karar sayılı kararı ile "..sanığın suça konu bağımsız bölümü üçüncü bir şahsa satıp katılanın suça konu bağımsız bölüm üzerinde herhangi bir mülkiyet iddiasını engellemek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, kararı süre tutum dilekçesiyle temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın A. ... İnş. Taah. Tur. Teks. Gıda Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olduğu, yapmakta olduğu inşaatta bulunan bir adet bağımsız bölümü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle 39.000,00 TL'ye katılana sattığı, bunun karşılığında katılandan peşin olarak 35.000,00 TL aldığı, geri kalanı da tapu devri sırasında alacağı konusunda anlaştıkları, ancak sanığın daha sonra suça konu bağımsız bölümü üçüncü bir şahsa satarak haksız menfaat temin ettiği, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir.

2. Sanık, A. ... İnş. Taah. Tur. Teks. Gıda Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü olduğunu ve müteahhitlik yaptığını, Etimesgut 'daki 8703 ada 16 parsel numaralı arsa üzerinde inşaat halindeki binanın bodrum katında bulunan 1 nolu daireyi katılana gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle 39.000,00 TL'ye sattığını, 34.000,00 TL'yi katılandan peşin olarak aldığını, kalanın ise tapu devrinde ödeneceği konusunda anlaştıklarını, ancak taahhüt ettiği halde tamamlayamadığı inşaat nedeniyle maddi sıkıntı içine girdiğini ve acil paraya ihtiyacı çıktığından taahhüdüne aykırı olarak başka bir şahsa sattığını, bu husustan katılanı bilgilendirdiğini, katılandan aldığı paraya karşılık kefilli senet verdiğini, bu senet nedeniyle de icra takibine maruz kaldığını, söz konusu binada 10 tane daire satışı yaptığını ve hepsinin tapularını verdiğini, katılana yönelik dolandırıcılık suçunu işlemediğini savunmuştur.

3. Katılan, sanığın yaptığı inşaattan kendisine düşen bir adet daireyi satış vaadi anlaşması yapmak suretiyle kendisine sattığını, ancak sanığın bu yeri kendisine sattıktan sonra başka bir şahsa sattığını, sanığın kendisine daire satarken aynı şartlarda annesine de daire sattığını, annesinin bunun karşılığında sanığa 39.000,00 TL ödediğini, kendisi noterden satış vaadi sözleşmesi yapmasına rağmen annesinin aldığı bu daire için herhangi bir sözleşme yapmadığını, sanığın sadece annesine ödediği para karşılığında bir adet senet verdiğini, daha sonra annesinin verdiği para için sanığın kendisine verdiği senede istinaden icra takibi başlattığını, sanığın daire karşılığı verdiği 39.000,00 TL'ye karşılık kendisine herhangi bir geri ödeme yapmadığını beyan etmiştir.

4. Etimesgut Noterliği'nin 05.05.2005 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle, sanığın, 8703 ada 16 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü 39.000,00 TL'ye katılana satmayı vaad ettiği, satış bedelinin 35.000,00 TL'sini nakit ve peşin aldığı, kalan 4.000,00 TL'nin taşınmazın devrinde ödeneceği, taşınmaz devrinin 05.06.2006 tarihinde, binanın ise 01.08.2006 tarihinde anahtar teslimi ile alıcıya teslim edileceği; dosyada mevcut tapu kaydına göre de 8703 ada 16 parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümün tamamının 13.06.2006 tarihli satış+ birleşme suretiyle Yılmaz Uğurlu adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

5. Katılan Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2006/14072 Esas numarasıyla 31.10.2006 tarihinde sanık aleyhine "05.05.2006 iadesi lazım gelen satış bedeli" açıklamasıyla 35.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 39.291,09 TL'lik icra takibi başlatmış; yine Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2007/8736 Esas numarasıyla 01.08.2007 tarihinde sanık ve Yusuf ... aleyhine 05.10.2006 tanzim tarihli, 15.06.2007 ödeme günlü, 35.000,00 TL'lik bonaya istinaden 35.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 36.411,98 TL'lik kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır.
Dosya içerisinde sureti olan ve Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2007/8736 Esas sayılı icra takibine dayanak olan bononun incelenmesinde alacaklısının katılan ..., borçlusunun sanık ..., kefilinin Yusuf ..., düzenleme tarihinin 05.10.2006, ödeme tarihinin 15.06.2007, bedelinin ise 35.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.

6. Mahkemece, oy çokluğuyla suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. ... İnş. Taah. Tur. Teks. Gıda Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan sanığın 8703 ada 16 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle sanığa satmayı vaad ettiği, ancak inşaatı tamamlayamaması nedeniyle anılan bağımsız bölümü bir başkasına sattığı iddia ve kabul edilen olayda; sanığın edimini yerine getirmemesinin katılan ile aralarındaki sözleşmeye aykırılık ve eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, unsurları itibarıyla oluşmayan dolandırıcılık suçundan sanığın beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkûmiyetine hükmedilmesi,

2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.