WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/12836 E.  ,  2023/5754 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/16 E., 2014/229 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 01.12.2004 - 31.05.2007
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/16 Esas, 2014/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. ... muhasebeci olan sanık ...'in inşaat müteahhidi olan temyiz dışı sanık ...ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek fiilen çalışması olmayan kişileri sanık Engin'in iş yerinde çalışıyormuş gibi gösterip katılan kuruma sahte sigortalılık bildiriminde bulundukları, söz konusu kişilerin de sağlık hizmetlerinden faydalandıkları iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece, "her hangi bir kapsamında genel sağlık sigortalısı olmayan yada genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında olmayan kişilerin 5510 SY 60 maddesinin g bendi kapsamında 01/10/2008 tarihinden itibaren kuruma bildirimde bulunmak kaydıyla genel sağlık sigortalısı sayılma olanağının bulunduğu, 01/01/2012 tarihi itibariyle ise kurum tarafından resen tescilleri yapılarak genel sağlık sigortası kapsamına alınacakları genel sağlık sigortasının başlaması veya devamında aynı yasanın 82 maddesinde belirtilen prim borcunun ödenip ödenmemesinin önem arz etmediği, prim borcunun kurumca resen tespit ve tahakkuk ettirilerek kapsam alanına alınan genel sağlık sigortalısından tahsil edileceği buna göre sanığın muhasebeciliğini yaptığı şirket bünyesinde çalışmasalar dahi çalışıyormuş gibi gösterilen kişilerin buradan sigortalılar gösterilmeselerdi 5510 SY 60/g maddesi uyarınca genel sağlık sigortası kapsamına alınmaları gerektiği, bu kapsamda sunulan sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanabilecekleri, bir kişinin devletin sunduğu bir hizmetten herhangi bir koşul aranmaksızın yararlanma olanağının bulunduğu halde bu hizmeti almak için hile yoluna başvurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılmakla" şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sigorta primlerinin katılan kuruma yatırılmış olması hâlinde, 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi uyarınca primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması hâlinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla sanığa yüklenen kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu kabul edilmiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/16 Esas, 2014/229 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.