11. Ceza Dairesi 2021/12835 E. , 2024/1954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/216 E., 2014/286 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2010/216 Esas, 2014/286 Kararı ile Sanıklar Hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suça konu belgelerin sanıklar tarafından müvekkiline verildiğine ve belgelerin aldatıcılık niteliği bulunmasına rağmen beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna , anılan nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden olup suça konu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu bu sebeple kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar ... ve ...'nun ...Sanayi sitesi no:38 sayılı adreste bulunan...-Mak-Plastik makine san. Ve tic. Ltd. Şti. isimli şirketin ortağı oldukları, katılan ...'ün ise İstanbul ilinde plastik poşet makinesi üretimi yaptığı, katılan ...'in İzmir Kültür Parkında katıldığı fuarda sanık ... ile tanıştığı, sanık ...'in aynı fuarda tanık N.G'den satın aldığı naylon poşet makinesinin tamamlayıcısı olan naylon poşet kesim makinesini katılandan almak istediği, fuardan yaklaşık 15 gün sonra sanık ...'in katılanın İstanbul'daki iş yerine gittiği, 40.000,00 TL ye makinanın satışı konusunda anlaştıkları, buna ilişkin aralarında sözleşme yaptıkları, sözleşmeden sonra şikayetçinin makineleri sanıkların talebi üzerine Sökeye götürüp kurduğu, mahkemenin kabulüne göre malın tesliminden 3-4 gün sonra da sanıkların kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile katılanın İstanbul'daki iş yerine suça konu 3 adet çeki göndererek teslimini sağladıkları, katılanın çekleri tahsil etmek için bankaya verdiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarının 07.02.2014 tarihli uzmanlık raporu ile söz konusu çeklerin külliyen sahte olarak tanzim edildikleri, bu şekilde sanıkların katılana olan borçlarını ödememek için fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu çekleri verdikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık ...; katılanla yaptıkları alışverişi kabul etmiş ancak suça konu çekleri katılana vermediğini belirterek suçları inkar etmiştir.
3. Sanık ...; katılanı tanımadığını, katılandan mal almadığını, çek vermediğini belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.
4. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, önceden doğan 40.000,00 TL borç olduğu, malın tesliminden yaklaşık 4-5 gün sonra suça konu çeklerin sanıklar tarafından katılana verildiği dolayısıyla; önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar, hileli davranışlar nedeniyle meydana gelmediğinden dolandırıcılık suçunun yine suça konu çeklerin kriminal rapor ve mahkeme gözlemine göre aldatıcılık niteliği bulunmadığından suçların yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatiyle sanıkların beraatlerine ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği ancak somut olayda katılanın aksi ispatlanmayan anlatımına göre; sanık ...'in katılanla fuarda tanıştığı, katılandan naylon poşet kesme makinesini almak istediğini belirtmesi üzerine katılanın ...i işyerine çağırdığı, sanık ...'in katılanın işyerine gittiği , makinenin alınması hususunda anlaştıkları ancak malın teslim edilmediği, bu görüşmeden sonra sanığın katılana suça konu sahte çekleri gönderdiği ve katılandan aldığı başka bir mal için ayrıca senet verdiği, katılanın çekleri aldıktan sonra malın teslimini yaptığı, dolayısıyla hileli davranışın gerçekleşmesinden sonra menfaatin temin edildiği, bu suretle unsurları oluşan dolandırıcılık suçu yönünden sanık ...'in mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanıkların aynı işyerinin ortağı oldukları ancak katılan ve sanık ...'in anlatımı ile tanık beyanlarından sanık ...'nin suça konu olay ile ilgisinin bulunmadığı, sanığın tüm aşamalarda katılanı tanımadığını , alışveriş yapmadığını belirtiği, katılanın da sanık Veysel'le alışveriş yaptığını belirtmesi karşısında sanık ...'nin suça iştirakinin olmadığı, hakkında kurulan beraat hükmüne Mahkemenin kabul ve uygulamasında farklı gerekçeyle isabetsizlik görülmemesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Suç tarihinin sanığın katılana suça konu çekleri verdiği 2006 nisan ayı olduğu kabulü ile yapılan incelemede ;sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış olup suç tarihi olan 2006 nisan ayı tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2010/216 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararında katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2010/216 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2010/216 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!