11. Ceza Dairesi 2021/12512 E. , 2023/5317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/38 E., 2015/753 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/38 Esas, 2015/753 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'ın Temyiz Sebebi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Eksik inceleme neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
C. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların birlikte hareket ederek katılanları kendilerine iş verecekleri vaadiyle Bursa İli ... ... Paşa İlçesinden İstanbul iline getirdikleri, önce sanıklar ..., Haldun ve ...'in katılanlar ile gidip bir kahvehanede görüşüp fabrikada çalışacak işçi aradıklarını, sigorta yapacaklarını ve dolgun maaş vereceklerini söyleyerek katılanları ikna ettikleri, daha sonra da İstanbul İline getirip sigorta kayıtları yapıyormuş gibi üzerlerine ... Telekomünikasyon İnşaat Turizm Otomotiv Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti'.ni kurdurdukları, sanık ...'in şirket müdürü olarak seçildiği, şirketi kurdurduktan sonra katılanlardan kurulma aşamasında olan henüz tescil edilmeyen şirketle ilgili olarak her türlü işlemi yapabilmek üzere ... ..., ..., ... ... ve ... isimli şahıslar adına daha sonra herhangi bir şekilde kullanıldığı tespit olunamayan vekâletname de alıp işe başlayınca sizi çağıracağız diyerek katılanları geri gönderdikleri, vekâletname alınırken katılanları İstanbul'a getiren sanıklardan ... ile ...'nın noterde tanık olarak hazır bulunduğu, katılanların üzerlerine şirket kurulmuş olduğunu anlayıp şikâyetçi olmaları üzerine başlatılan soruşturma neticesinde sanıkların, en başından beri birlikte hareket ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Katılanlar adına kurulan şirkete ait ticaret sicili dosyası, dava dosyasına alınmıştır.
5. Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen sicil dosyası üzerinde yaptırılan imza ve parmak izi incelemesi sonucunda İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporlarında da belirtildiği gibi daha sonradan ... 10. Noterliğinin 23 Şubat 2011 tarih ve 03424 yevmiye numarası ile tasdik edilmiş olan şirket kuruluş sözleşmesinde ... adına basılan parmak izinin kendi eli ürünü olmasına karşın ... adına atılan imzaların katılan ...'ın eli ürünü olmadığının, şirket tescil ettirildikten sonra alınan kararlara ilişkin noterlikçe de tasdik edilmiş karar defterindeki katılan ... adına atılan imzalar ile katılan ... adına basılan parmak izlerinden hiç birinin katılanların eli ürünü olmadığının tespit edildiği belirlenmiştir.
6. Belgelerin hukukî gücü yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; karar defterinin önceden noter tarafından onanmış olması, kuruluş sözleşmesinin de önceden düzenlenmiş olması ve noterde düzenlenen sahte bir belge bulunmaması nedeniyle söz konusu sahte belgelerin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan sahte belge olarak kabul etmenin mümkün olmadığı saptanmıştır.
7. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Bütün temyiz sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
1. Olay ve olgular başlığı altında yer verilen deliller, katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, kriminal ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla Mahkemece, dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu belirlendiğinden, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmekle, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2009 tarihli ve 2009/22 Esas, 2009/235 Karar sayılı ilâmında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulandığı, söz konusu ilâmda tekerrüre esas alınan İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/60 Esas, 2003/1198 Karar sayılı kararına konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 155 ... maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, söz konusu suçun 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ve ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/60 Esas, 2003/1198 Karar sayılı ilâmı yönünden uzlaştırma yoluna gidilip gidilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre sanığın ikinci kez mükerrir olup olmadığının tespiti ile sanık hakkında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108 ... maddesinin üçüncü fıkrasının tatbikine karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 108 ... maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin tatbikine karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ile diğer sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/38 Esas, 2015/753 Karar sayılı kararında sanık ... ile diğer sanıklar ..., ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ile diğer sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!