WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/12294 E.  ,  2024/6481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/134 Esas, 2020/504 Karar
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2013/151 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine,
b. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine,
Karar verilmiştir.
2. Kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/7197 Esas, 2020/264 Karar sayılı ilâmıyla;
"Hükmün açıklandığı 07.05.2015 tarihli duruşmada, sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar da alınmadan, sanığın duruşmaları kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığı dikkate alınarak, sanığın 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesinin 1. fıkrası ile 196. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, son oturumda bizzat hazır bulundurulması veya SEGBİS yöntemi ile bağlantı kurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, SEGBİS sisteminin arızalı olduğundan bahisle yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/134 Esas, 2020/504 Karar sayılı kararı kararı ile;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine,
b. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından il genelinde yapılan soruşturmada şüphelinin yakalandığı, ismini ve kimlik bilgilerini kardeşi mağdur ... olarak belirterek kardeşi adına tanzim edilmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesini ibraz ettiği,
2. Bu kimlik ile ilgili işlemler yürütüldüğü "Yakınlarına haber verme tutanağı" ve "Şüpheli ve sanık hakları formu" na Gürbüz olarak imza attığı, sağlık raporlarına da bu isimle beyanı üzerine düzenlendiği,
3. Soruşturmadaki şüphelilerden Sermin Uğurlu' nun, sanığın gerçek ismini beyanı üzerine, sanığın ifadesinde gerçek kimliğini söylediği, daha sonrasında alınan parmak izlerinin AFİS veri tabanında ve Emniyet Müdürlüğü arşivinde yapılan tetkikinde ... isimli şahıs ile parmak izlerinin aynı, kimlik bilgilerinin farklı olduğunun tespit edildiği,
4. Sanık tarafından ibraz edilen sürücü belgesi ile ilgili aldırılan ekspertiz raporunda söz konusu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik ve kimlik bilgileri kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik ve kimlik bilgileri kullanma suçlarını suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Tekerrüre esas alınan ilama konu suçun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/134 Esas, 2020/504 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/134 Esas, 2020/504 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.