WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/12182 E.  ,  2024/5788 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/755 E., 2016/481 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2012/755 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; borcunu inkar etmediğine, ismini kimseye yanlış söylemediğine ve kimseyi dolandırmadığına, borcunu ödemek istediğine, yaptığının dolandırıcılık suçu değil ticari ilişki olduğuna, daha kapsamlı incelenmesi için dosyayı temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ...'e ait evi kiraladığı, bu sırada çuval alıp sattığını öğrendiği katılan ...'e, Denizli'de arkadaşları olduğunu ve uygun fiyata çuval ayarlayabileceğini söyleyerek farklı bahanelerle katılandan müteaddit defalar menfaat sağladığı; katılan ...'a kendisini ... olarak tanıtarak oğlunun evleneceğini söyleyip 2.200,00 TL'ye çekyat takımı satın aldığı, 300,00 TL'sini peşin olarak ödediği, kalan tutar için ... adına bono düzenleterek imzaladığı, her iki katılanın da daha sonra sanığa ulaşamadıkları, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın savunması, katılana 5.000,00 TL'lik çuvalı nakliye tutarak gönderdiğine, ancak gönderdiği aracın şoförünü hatırlamadığına, katılanın kendisine ödediği 5.000,00 TL'nin bu çuvalların parası olduğuna, hatırlayamadığı bir tarihte aracının bozulduğuna, bunun için de katılandan borç para istediğine, bu nedenle katılanın kendisine 500,00 TL gönderdiğinin doğru olduğuna ancak bu borcunu ödediğine, katılanın kendisine 700,00 TL gönderdiğini ise kabul etmediğine; çekyat alırken de 300,00 TL peşin verdiğine, kalanı için senet imzaladığına, ayrıca nüfus cüzdanını da katılana verdiğine ve senedi katılanın düzenlediğine, soyadını yanlış yazdıysa katılanın öyle yazdığına, soy isminin Aksoy olduğunu söylemediğine, iflas ettiği için de Mersin'den ayrıldığına, borcunu kabul ettiğine, imkanı olduğunda da ödeyeceğine ... yöneliktir.
3. Suça konu senedin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
1. Katılan tarafından son olarak sanığa 24.04.2012 tarihinde posta havalesi ile 700,00 TL gönderildiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında 18.05.2012 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, 24.04.2012 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
C. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Somut olayda ise, dosyada örneği bulunan suça konu senedin asli unsurlarının eksik olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2012/755 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2012/755 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.